Değer, seçilmesi halinde baronun haklıdan, güçsüzden ve dışlanmıştan yana tavır alacağını belirterek, “Benim yönetimim altındaki baro her zaman haklının tarafında olacaktır” dedi.
Kocaeli Barosu’nun genel kurulunda başkan adayları konuşmalarını sürdürürken, adaylardan Başar Değer’in açıklamaları dikkat çekti. Konuşmasına meslektaşlarını selamlayarak başlayan Değer, avukatlık mesleğini tercih etmesinde hukuk devleti ve adalet anlayışının belirleyici olduğunu anlattı.
“Hukuk devletine âşık oldum”
Kendisinden bahsederek konuşmasına devam eden Değer, 1972 yılında doğduğunu, Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduğunu söyledi. 1998 yılında İstanbul Barosu’na kaydolduğunu, 2003 yılında ise Kocaeli Barosu’na geçtiğini belirten Değer, baronun bir parçası olmanın kendisine güven verdiğini ifade etti.
Hukuka olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Değer, izlediği Mr. Smith Washington’a Gidiyor filminden etkilendiğini dile getirdi. Filmde, güçlü bir çoğunluğa karşı hukuka dayanarak mücadele eden bir senatörün kendisini etkilediğini belirten Değer, “Orada hukuk devleti kavramına âşık olmuştum” dedi.
Değer, hukuk ve adalet kavramlarının kendisi için hâlâ büyük bir anlam taşıdığını vurguladı.
“Güçlünün değil, haklının yanında olacağız”
Konuşmasında demokrasilerde çoğunluğun gücü, otoriterleşme eğilimleri ve azınlık hakları üzerinde duran Değer, hukukçuların ve baroların keyfiliğe karşı önemli sorumlulukları bulunduğunu söyledi.
Hukuk devletinin korunmasının yalnızca teorik bir mesele olmadığını belirten Değer, avukatların güçlü karşısında haklıyı savunması gerektiğini ifade etti.
Değer, “Benim yönetimim altındaki baro her zaman haklının tarafında olacaktır. Özellikle haklı olan güçsüzden, haklı olan zayıftan, haklı olan dışlanmıştan yana olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Keyfilik karşısında geri adım atmayacağız”
Başar Değer, seçilmesi halinde Kocaeli Barosu’nun yargıdaki keyfi uygulamalara karşı mücadele edeceğini belirtti. Sorunların öncelikle diyalog yoluyla çözülmesini isteyeceklerini kaydeden Değer, sonuç alınamaması halinde daha güçlü adımlar atacaklarını söyledi.
Duruşmaların keyfi şekilde geç başlatılması veya gerçekçi olmayan saatlere verilmesi gibi sorunlarda önce ilgili kişilerle görüşeceklerini belirten Değer, gerekli durumlarda komisyon başkanları, Adalet Bakanlığı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu nezdinde girişimlerde bulunacaklarını, sonuç alınamaması halinde ise basın açıklamalarıyla kamuoyunu bilgilendireceklerini dile getirdi.
Değer, “Bizler sizleri savunmak değil, sizler adına hesap sormak istiyoruz” sözleriyle baronun mücadeleci bir tutum sergileyeceğinin altını çizdi.
“Hukukun üstünlüğü kaybolursa ekmeğimizi de kaybederiz”
Avukatlık mesleğinin itibarı ve ekonomik koşullarına da değinen Değer, toplumda avukatlara yönelik olumsuz algının giderek güçlendiğini savundu.
Hukuka duyulan güvenin azalmasının avukatlık mesleğini de doğrudan etkilediğini belirten Değer, yargı süreçlerinin uzaması, sürekli değişen mevzuat ve hukuki öngörülebilirliğin zayıflamasının meslektaşları zor durumda bıraktığını ifade etti.
Değer, “Hukukun üstünlüğü ve adalet fikrine dayanan bir düzen kaybolursa ekmeğimizi de kaybederiz” diyerek hukuk devletinin mesleğin geleceği açısından da yaşamsal önem taşıdığını vurguladı.
Kadın, çocuk, işçi ve çevre hakları vurgusu
Kocaeli Barosu’nun vatandaşın yanında duran ve keyfiliğe karşı mücadele eden bir kurum olması gerektiğini söyleyen Değer, sistematik olduğunu düşündükleri hukuka aykırı uygulamalara müdahale edeceklerini belirtti.
Kadın ve çocuk hakları, işçi hakları ve çevre konularında baronun aktif tutumunu sürdüreceğini ifade eden Değer, özellikle kadınların ve iş kazalarında mağdur olanların ceza yargılamasındaki temsiline ilişkin sorunların çözümü için çalışacaklarını kaydetti.
Bu kapsamda kadınlar ve iş kazaları bakımından zorunlu vekillik getirilmesine yönelik yasal düzenlemelerin takipçisi olacaklarını dile getirdi.
“Avukatlık önemli bir kamu hizmetidir”
Konuşmasının sonunda savunma makamının önemine dikkat çeken Başar Değer, avukatlığın yalnızca ceza davalarında sanıkları temsil etmekten ibaret olmadığını söyledi.
Avukatlığın temelinde hak savunuculuğunun bulunduğunu belirten Değer, mesleğin toplum açısından önemli bir kamu hizmeti olduğunu vurguladı. Mesleğin hak ettiği itibarı yeniden kazanabilmesi için hukuk devletine olan inancın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.



