8 Ekim 2026, Perşembe
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Köylüler kazandı: Çanakkale’de su havzasını tehdit eden maden kararına iptal

Çanakkale'nin Serçiler ve Terziler köylülerinin açtığı davada mahkeme, Bakanlığın Atikhisar Barajı kıyısındaki madene verdiği onayı iptal etti. Yargı, kentin su havzasını tehdit eden projede 'kamu yararı' görmedi.

Köylüler kazandı: Çanakkale'de su havzasını tehdit eden maden kararına iptal

Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Türk Altın İşletmeleri AŞ (eski adıyla Koza Altın İşletmeleri AŞ) bünyesindeki “Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi”ne ilişkin 17 Eylül 2025’te verilen “ÇED Olumlu” kararını hukuka aykırı bularak iptal etti.

Merkez ilçeye bağlı Serçiler ve Terziler köyleri civarında yapılması planlanan projeye karşı bölge sakinlerinin başlattığı hukuk mücadelesinde mahkeme; çevresel risklerin bertaraf edilmediğini, Atikhisar Barajı’na etkilerin yeterince değerlendirilmediğini ve projede kamu yararı bulunmadığını kayıtlara geçirdi. Kararda, ÇED raporlarında çevresel etkilerin ve bu etkileri önleyecek tedbirlerin yeterliliğinin bilimsel ve teknik açıdan açıkça ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

İÇME SUYU HAVZASINA SADECE 1,4 KİLOMETRE MESAFEDE

Mahkeme heyeti, proje sahasının Atikhisar Barajı’nın orta ve uzun mesafeli koruma alanları içerisinde yer aldığını ve baraja yalnızca 1,4 kilometre mesafede bulunduğunu tespit etti. Projenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki olası etkilerinin raporda somutlaştırılmadığını belirten mahkeme, özellikle hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz kaldığını ve yeraltı suyunun kirlenme riskinin bilimsel olarak bertaraf edilemediğini vurguladı.

Bilirkişi incelemesine dayanan mahkeme gerekçesinde, ekolojik ve faunistik tehditler şu ifadelerle aktarıldı:

“Dava konusu proje kapsamında hazırlanmış olan ÇED Raporu ve ekleri, çevresel etkileri ve alınacak önlemleri, mevzuatın öngördüğü genel standartlar çerçevesinde şeklen içermiş olsa da projede ekolojik ve faunistik açıdan tür tespitlerinde eksiklikler bulunmakta, izleme planları yetersiz ve muğlak kalmaktadır. Ayrıca alan koruma açısından da Atikhisar Barajına olan etkilerin yeterince değerlendirilmediği görülmektedir. Bu çerçevede, söz konusu faaliyetin, mevcut ÇED Raporu ile ekolojik unsurlar ve fauna üzerinde ‘geri döndürülemez etkiler’ oluşturma riskinin bilimsel kesinlikle bertaraf edilemediği mütalaa edilmektedir.”

KAYAÇLARIN YÜZDE 87,5’İ ASİT ÜRETİYOR: 10 MİLYON TON PASA ÇIKACAK

Mahkemenin hükmüne dayanak oluşturan bilirkişi raporu, maden projesinin teknik risklerini sayısal verilerle ortaya koydu. İncelemelerde, maden sahasında yaklaşık 10 milyon 202 bin 831 ton ekonomik olmayan kayaç ve pasa oluşacağı hesaplandı. İncelenen numunelerin yüzde 87,5’inin “potansiyel asit üreten” nitelikte olduğu, buna karşın uzun dönemli kinetik testlerin sınırlı tutulduğu belirlendi.

Ayrıca sahada asit kaya drenajı ve ağır metal çözünmesi ihtimallerinin yeterince incelenmediği, havzadaki diğer ruhsatlı alanların kümülatif etkilerinin hesaba katılmadığı ve madencilik faaliyeti sonrasında oluşacak açık ocak gölünün uzun vadeli yönetimi için somut bir plan sunulmadığı saptandı. Teknik incelemede basamak şev açıları, patlatma hesapları ve pasa şevlerindeki tutarsızlıkların can güvenliği, şev kaymaları ve çevre açısından ciddi riskler barındırdığı kaydedildi.

SU SAMURLARI VE TARIM ALANLARI GÖRMEZDEN GELİNDİ

Bilirkişi heyeti, ÇED raporundaki yöntemsel eksiklikleri de raporladı. Projenin fauna ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki tahribatının yeterince araştırılmadığı, bölgede yaşayan su samuru gibi koruma altındaki türlere ilişkin izleme ve önleme tedbirlerinin raporda yer bulmadığı aktarıldı. Benzer şekilde, tarım arazileri ve toprak yapısına yönelik değerlendirmelerde de metodolojik eksikliklerin bulunduğu vurgulandı.

MAHKEME: BU PROJEDE KAMU YARARI YOK

Çevre Bakanlığı’nın verdiği izni iptal eden mahkeme, ÇED raporunun mevzuatın aradığı ciddiyet ve bilimsel yeterlilikten uzak olduğuna işaret ederek gerekçeli kararını şu tespitle tamamladı:

“Teknik bilgi ve tecrübe gerektiren uygulamalarda, bilimsel yaklaşım hataları ve içeriğinde yetersizliklerin olduğu, niteliği itibarıyla korumacı yaklaşımın sergilenmesi ve olası olumsuz etkilere karşı tedbirlerin alınması konusunda ciddiyetin korunması gerektiği kanun ve yönetmeliklerde açık olduğu halde koruma tedbirlerinin nasıl gerçekleştirileceği ile belirsizliklerin olması, içeriğinde sunulan konular ile ilgili değerlendirme ve tartışmaların yeterli ve usulüne uygun yapılmadığı ve ilgili mevzuata uygunluk hususunda eksikliklerin olduğu değerlendirilmiştir. Belirtilen gerekçeler uyarınca anılan projenin uygulanmasında kamu yararı olmadığı değerlendirilmektedir.”

Kararda, bazı davacıların davayı açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle bu kişiler yönünden ret hükmü kuruldu. ÇED olumlu kararını ortadan kaldıran iptal hükmüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolunun açık olduğu bildirildi.