Tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek’in yargılandığı davada öğle arasının ardından duruşma yeniden başladı.
Sabahki Duruşmada Neler Yaşandı?
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 09.30’da başlayan duruşmanın sabahki bölümünde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Bazı sanıklar belediyedeki ihale, ruhsat ve ödeme süreçlerine ilişkin iddialara yanıt verirken, para ödemelerine yönelik dikkat çeken beyanlarda bulundu. Savcılık ise Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
Duruşma Saat 14.00’te Yeniden Başladı
Sabahki savunmaların ardından verilen aranın sona ermesiyle mahkeme saat 14.00 itibarıyla yeniden başladı. Savunma yapmak üzere Gökhan Böcek’in avukatı söz aldı.
“Müvekkilime Uygun Suç Bulana Kadar Devam Edecek”
Gökhan Böcek’in avukatı, savunmasında müvekkilinin 15 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Dosyadaki suçlamaların süreç içerisinde değiştiğine dikkat çeken avukat, şu ifadeleri kullandı:
“Dosyada hak edişin gecikmesinden başka bir konu konuşulmuyor. Müvekkilim ise 15 aydır tutuklu. Seçim desteği almanın suç teşkil etmediğini ve herhangi bir icbar unsurunun bulunmadığını daha önce de ifade ettik. Buna rağmen müvekkilim hâlâ tutuklu. Müvekkilime yönelik suçlama önce rüşvet olarak değerlendirildi, ardından irtikâp suçlamasına dönüştü. İrtikâp olmadığı ifade edildikten sonra yeniden rüşvet suçlamasına dönüldü. Müvekkilime uygun bir suç bulunana kadar bu sürecin devam edeceği izlenimi oluşuyor. Dosyadaki beyanlar, müvekkilimin borç alıp verme ilişkileri üzerine kurulu. Kaldı ki seçim sürecinde yapılan ödemelerin suç teşkil etmediğini de daha önce dile getirdik. Seçim dönemlerinde eşten, dosttan ve yakın çevreden destek alınması olağan bir durumdur. İddia makamı da dosyada irtikâp suçunun bulunmadığını ifade etti. Şimdi ise yeniden rüşvet suçlaması gündeme geliyor. Müvekkilim 15 aydır tutuklu. Bir 15 ay daha rüşvet suçlamasını konuşmak istemiyoruz. Çünkü geçen bu süre insanların ömründen gidiyor. Müvekkilimin oğlunun doğum günü yaklaşıyor. Ancak bebeğinin hayatında bir baba kavramı dahi oluşmamış durumda. Müvekkilimin derhâl tahliyesini talep ediyoruz.”
“Burada Doğdum Burada Öleceğim”
Gökhan Böcek’in ardından savunma yapmak üzere Muhittin Böcek kürsüye çıktı. Mahkemede söz alan Böcek, hukukun üstünlüğüne olan inancını vurguladı. Tutukluluk süresinin, sağlık durumunun ve soruşturma boyunca sergilediği tutumun dikkate alınmasını istedi. Tahliyesini talep eden Muhittin Böcek, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün huzurunuzda, hakkımdaki iddialara yanıt vermekten ziyade hukukun üstünlüğüne olan inancımla bulunuyorum. Soruşturma başladığından bu yana açık ve şeffaf yanıtlar vermek istediğimi belirttim. Açıklanması gereken hiçbir soruyu cevapsız bırakmadım. Buna rağmen özgürlüğümden mahrum bulunuyorum. Tutukluluğumun devam etmesi yalnızca şahsımı değil, ailemi ve yıllar boyunca emek vererek kurduğum hayatımı da etkiliyor. Suçluluk ancak hukuka uygun deliller ve bağımsız bir mahkemenin kararıyla ortaya konulabilir. En ağır ithamlar karşısında dahi tarafsızlığın korunması gerekir. Yargılama sürecinin siyasi tartışmalardan ve her türlü dış etkenden uzak yürütülmesi, adalete güvenen herkesin ortak beklentisidir. Devletin adaletine güvenmek benim için yalnızca söylenmiş bir söz değildir. Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla uygulanan bir tedbirdir. Bugüne kadar adli sürecin aydınlatılması için gösterdiğim tutumun ve tutukluluk sürem boyunca sergilediğim davranışların dikkate alınmasını istiyorum. Ben ayrıcalık istemiyorum. Hakkımdaki iddiaların yarattığı psikolojik tahribatın yanı sıra tutukluluk sürem ve sağlık sorunlarımın da göz önünde bulundurulmasını talep ediyorum. 15 aydır devam eden soruşturma kapsamında 151 kişiydik. Bu kişilerden 149’u tahliye edildi. Geriye yalnızca oğlum ve ben kaldık. Soruşturma sırasında oğlum yurt dışındaydı ancak Türkiye’ye geri döndü. Biz ülkemize bağlı insanlarız. Ben bir Yörük çocuğuyum. Burada doğdum, burada öleceğim. Son seçimde aldığım 706 bin oyla vatandaşlarımızın güvenini kazandım. Her iki kişiden birinin oyunu almış birisiyim. Çalmadım, çırpmadım. Hayatım boyunca hiç kimsenin parasında ve malında gözüm olmadı. Kamu zararına yol açmadım. Gittiğim hiçbir yerde hesabımın başkası tarafından ödenmesi gibi bir düşüncem olmadı. Her zaman kendi hesabımı kendim öderim. Hukuka olan inancımı koruyorum. Özgürlüğümün kısıtlanmasının artık zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesini istiyorum. Önceki savunmalarımı da tekrar ediyorum. Tutuklu bulunduğum süre, süreç boyunca sergilediğim tutum ve sağlık durumum göz önünde bulundurularak tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum.”
Duruşmaya Ara Verildi
Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarının tamamlanmasının ardından kararını değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.





