deneme bonusu
25 Ağustos 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Sağlık Bel çevresindeki yağlanmanın erkeklerde zararları neler?

Bel çevresindeki yağlanmanın erkeklerde zararları neler?

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, bel çevresindeki yağlanmanın erkeklerde testosteron düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini açıkladı.

2 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Hastaneden yapılan açıklamada, Üroloji Uzmanı Doç.

Dr.

Emre Salabaş, erkeklerde testosteron düzeyinin yalnızca cinsel sağlık açısından değil, genel sağlık ve metabolik denge açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Özellikle bel çevresindeki yağlanmanın, erkeklerin hormonal sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ifade edildi.

Bel çevresindeki yağlanmanın sağlık üzerindeki etkileri nelerdir?

Salabaş, karın bölgesindeki yağlanmanın dikkatle izlenmesi gerektiğini vurgulayarak, fazla kilonun ve geniş bel çevresinin testosteron düzeylerindeki düşüşle ilişkili olabileceğini aktardı.

Bu durumun yalnızca tartıdaki kiloya değil, vücuttaki yağ dağılımına da dikkat edilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti.

Karın çevresindeki yağlanmanın, metabolik sağlık açısından önemli bir gösterge olduğunu belirten Salabaş, bel çevresindeki artışın insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla ilişkilendirilebileceğini, bu durumun testosteron düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Testosteron düşüklüğünün belirtileri nelerdir?

Testosteron düşüklüğünün bazı erkeklerde yaşam tarzı ve kilo artışıyla bağlantılı olabileceğini belirten Salabaş, kilo kontrolü sağlanmasının ve metabolik sağlığın iyileştirilmesinin hormon düzeyleri üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini vurguladı.

Testosteron düşüklüğünün en belirgin semptomları arasında cinsel istekte azalma, sabah ve gece sertleşmelerinin azalması ve sertleşme probleminin yer aldığını açıkladı.

Bu belirtilere yorgunluk, enerji kaybı ve motivasyon azalmasının da eklenebileceğini, ancak bu şikayetlerin tek başına testosteron eksikliği anlamına gelmediğini ifade etti.

Uluslararası üroloji kılavuzlarına göre, toplam testosteron düzeyi 350 ng/dL'nin altında olan erkeklerde eksiklik riski artmaktadır.

Testosteron ölçümünde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Salabaş, 231 ng/dL'nin altında testosteron eksikliği ve buna bağlı belirtilerin görülme olasılığının arttığını belirtti. 231 ile 350 ng/dL arasındaki değerlerin ise gri bölge olarak kabul edildiğini, bu aralıkta yalnızca laboratuvar sonucuna bakarak tanı koymanın doğru olmadığını vurguladı. Özellikle fazla kilolu erkeklerde serbest testosteron düzeyinin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Testosteron ölçümünün tercihen sabah saat 10.00'dan önce ve aç karnına yapılmasının önemine dikkat çeken Salabaş, tok karnına veya günün ilerleyen saatlerinde yapılan ölçümlerde testosteron değerinin olduğundan daha düşük çıkabileceğini belirtti.

Tek bir düşük sonuçla karar verilmemesi gerektiğini ve farklı bir günde yapılan ikinci bir ölçümle doğrulama yapılmasının önem arz ettiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *