Makale Yazısı–02 Kas 2026 – 13:12 Güncelleme: 02 Kas 2026 – 13:14
Sizin de radyoda bir türkü çalarken sesinizi sonuna kadar açıp bağıra bağıra eşlik ettiğiniz olur mu?
Benim olur. Yayın sırasında kulaklığımı takar, bazen kendimi tutamayıp türküye eşlik ederim. O an stüdyoda yalnız değilimdir sanki; yıllardır içimde biriken ne varsa, o türkünün sözlerine karışır. Çünkü bazı türküler vardır, insan yalnızca dinlemez. İçine ne sığdırdıysa alır, onunla birlikte söyler.
Yayında dinleyicilerimden gelen mesajlar da bu duyguyu büyütüyor. “Abla, arabada son ses seni dinliyoruz. Bu türküyü yayınla bağıra bağıra eşlik edelim!” diyorsunuz. Bu cümleyi okuduğumda yüzümde bir gülümseme beliriyor. O anda aramızdaki mesafeler siliniyor; ben stüdyoda, siz arabanızda, evinizde ya da işinizde olsanız da aynı türkünün içinde buluşuyoruz.
Türkü istemek, bazen yalnızca sevdiğimiz bir eseri dinlemek değildir. Bazen birine duyduğumuz özlemi anlatır, bazen içimizde sakladığımız bir kırgınlığı… Kimi zaman mutluyuzdur ve sevincimizi paylaşmak isteriz. Kimi zaman üzgün, kaygılı ya da çaresiz hisseder; bir türküde teselli ararız. Bana gönderdiğiniz istekler ve mesajlar, o anki duygularınızdan izler taşır. Her mesajınızda bir hâlinizi, bir hikayenizi duyuyorum.
İnanın, ben de o türkülerde kendimden bir parça buluyorum. Bazen bir söz çocukluğuma götürüyor beni, bazen bir ezgi yaşadığım bir anı hatırlatıyor. Kimi türküde içime attıklarım dile geliyor, kimisinde de yüzümdeki gülümseme büyüyor. Belki de türküler bu yüzden bu kadar güçlü: Herkes kendi hikayesini aynı ezginin içinde bulabiliyor.
Bağıra bağıra türkü söylemek, sadece yüksek sesle şarkı söylemek değil. İçimizdekileri saklamadan dışarı bırakmak, bir anlığına da olsa dertlerimize eşlik edecek bir ses bulmak.. Türküler bazen anlatamadığımızı anlatıyor, bazen de “Yalnız değilsin,” diye omzumuza dokunuyor.
Bir sonraki yayında yine aynı türkülerde buluşalım. Siz de bana yazın: Hangi türküde sesinizi sonuna kadar açıyor, hangi sözde kendinizi buluyorsunuz?
02 Kasım 2026





