Son dakika haberine göre; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında iç ve dış siyasete dair önemli açıklamalarda bulunuyor.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunuyor.
Bahçeli’nin açıklaması şu şekilde;
Bugünkü toplantımızı yurt içinde ve yurt dışından televizyon ekranları radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza gönül ve kültür coğrafyalarımızdaki tüm kardeşlerimize en kalbi duygularımla selamlar selamlarımı gönderiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir arada bulunmaktan duyduğum memnuniyeti birlikte sözlerimizin çalışmalarımızın ve her türlü halisane gayretimizin ülkemize ve milletimize yönelik hayırlı sonuçları vesile olmasını temenni ediyorum.
Geçtiğimiz hafta içinde milletçe her birimiz üzüntüye sevk eden kazalar yaşanmıştır İstanbul’un Maltepe ilçesinde bir binanın iki katının çökmesi sonucu 5 kişi vefat ederken 11 kişide yaralanmıştır

Ayrıca Manisa’nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybetti 27 kişinin yaralandığı Kahramanmaraş’ta ise bir gencimizin hayatını kaybettiği içerisinde Kahramanmaraş Milletvekilimiz Sayın Zuhal Karakuş’un da bulunduğu 7 kişinin ise yaralandığı trafik kazaları yaşanmıştır. Bu kazalarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yaralı olanlara da acil şifalar diliyorum. Bu vesileyle trafikte can güvenliğini esas alan bir yaklaşımla kazaları azaltacak her tedbirin alınmasını aynı zamanda da kentsel dönüşüme yönelik devletimizle başlatılan seferberliğin süratle tamamlanmasını başta öncelikli deprem riski bulunan alanlar olmak üzere ülkemizin her yerinde güvenli yapıların inşa edilmesini önemini vurgulamak istiyorum.
Muhterem Milletvekilleri, Türkiye tarihi ve kültürel müddesebatı jeopolitik konumu maddi ve kültürel sermaye birimi ile dünyanın önemini bildiği bir ülke kudretini tanıdığı bir devlettir.
Zira Türkiye sadece bir ülkenin adı değil görkemli bir medeniyetin ve zengin Türk İslam geleneğinin mirasını barındıran toprakların adı dünyada yeni buluşma ve uzlaşmaların adresidir.

Türk İslam medeniyetinin temsil ettiği ruh ve kök değerlere sahip çıkmak, onları çağdaş ilerlemeler ve yeniliklerle buluşturmak, küresel gelişmeler karşısında Türkiye’nin çıkış yolu olacak aynı zamanda da mazlum milletlerin hür ve onurlu bir şekilde yaşamasına ışık tutacaktır.
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimi Türkiye sınırlarını ve bölgede hakimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye’yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır. Nasıl geçmişte kimi zaman ekonomik kimi zaman siyasi ve sosyal kimi zaman da terör ve şiddeti esas alan yollarla milletimiz ayrıştırmak ekonomimiz istikrarsızlaştırmak devletimiz güçsüzleştirilmek istendiyse başarısız olmuştur.
Huzur ve güven ortamını sabote etmek isteyenler de yine devrededir. Peşinen söylemeliyim Türkiye yolundan Türk milleti kararından geri dönmeyecektir.
Teröristiz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir.
Aynı zamanda terörsüz bölge yolunda önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ise İsrail‘in bölgeye dönük saldırganlıkları yaklaşan seçimlerde bahane edilerek devam etmekte kışkırtıcılık seviyesi artmaktadır.
İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonları İsrail varlığının geldiği seviyeyi göstermektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya ne kıblemiz Kabe’ye ne de Hazreti Resulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız sessiz kalamayız tahammül göstermeyiz. Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecavüz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır.
Bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkanları yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır
Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan‘ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkan sağlanmalıdır.
Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan’a yönelik artan usul saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır.
Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır. Yemen’den Suudi Arabistan’a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır.
Bu menfur saldırılar kuşkusuz bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef almaktadır.
Yemen’de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi Kızıldeniz ve Badül Mendep boğazının güvenliğini tehlikeye atmakta Uluslararası ticaret enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurmaktadır.
Bölge ülkeler arasında husumetleri derinleştirecek yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem maruz görülen yiyecektir.
Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.
Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye Mekke olarak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam aleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir. Hatırlatmak isterim ki ecdadımız yıllarca hadimül harami ile şereflenmiştir.







