Kamuda geçici veya program kapsamında görev yapan çalışanlar, yeni kadro düzenlemelerinin kendi durumlarına etkisini öğrenmek istiyor. Özellikle TYP kapsamında istihdam edilen kişiler, belediye şirketleri ve diğer kamu kurumlarındaki taşeron işçiler için hazırlanan düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacaklarını araştırıyor. Bu noktada çalışma biçimleri arasındaki hukuki ayrım önem taşıyor. Her iki grupta da kamu hizmetlerinde görev yapılması, çalışanların aynı istihdam statüsünde bulunduğu anlamına gelmiyor.

Doğu Ekspresi sefere başlıyor, bilet fiyatı 20 bin TL: Çıkın çıkın gelin!
2/3916 sayılı teklif TYP çalışanlarını açıkça kapsıyor mu?
Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan tarafından sunulan 2/3916 esas numaralı teklifin adı, taşeron çalışma ilişkisinin kaldırılması ve taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna alınmasına ilişkin. Metinde belediyeler, il özel idareleri, mahalli idare birlikleri, bunların bağlı kuruluşları ve şirketleri, KİT’ler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları sayılıyor.
Geçici birinci madde ise personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında görev yapan işçilerin belirli koşullarla sınavsız sürekli işçi kadrosuna geçirilmesini öngörüyor. Bu maddede TYP kapsamında çalışanların tamamının doğrudan kadroya alınacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmuyor.
Bu nedenle TYP’de görev yapmış olmak, tek başına 2/3916 sayılı teklif kapsamında kadro hakkı doğuracak bir koşul olarak değerlendirilemiyor. Çalışanın hangi hukuki istihdam modeliyle görev yaptığı ve teklifin kapsamındaki hizmet alımı şartlarını taşıyıp taşımadığı belirleyici olacak.
TYP ile taşeron işçilik arasındaki fark neden önemli?
TYP, Toplum Yararına Program adıyla yürütülen ayrı bir istihdam programı. Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ise kamu idaresinin belirli hizmetleri ihale yoluyla temin ettiği farklı bir çalışma modelini ifade ediyor. Bu iki uygulamanın hukuki dayanakları ve çalışma ilişkileri aynı değil.
2/3916 sayılı teklif, kamu idarelerinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yoluyla taşeron işçi çalıştırmasını sona erdirmeyi ve belirli koşullardaki çalışanları sürekli işçi kadrolarına geçirmeyi amaçlıyor. TYP çalışanlarının tümünü kapsayan ayrı bir hüküm bulunmadığı için programda görev yapanların bu teklif üzerinden doğrudan kadroya alınacağı söylenemiyor.
TYP kapsamında daha önce çalışmış olmakla hâlen başka bir kamu hizmet alımı kapsamında görev yapmak da birbirinden farklı durumlar. Bir kişinin teklif kapsamına girip girmediği, yalnızca geçmişte TYP’de çalışmış olmasına göre değil, kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki çalışma ilişkisine ve diğer şartlara göre değerlendirilecek.
Sürekli işçi kadrosuna geçiş için hangi şartlar aranıyor?
Teklifteki geçici madde, yürürlük tarihinde ilgili hizmet alımı kapsamında çalışan işçileri esas alıyor. İhale konusu işte çalışma saatlerinin tamamının ilgili kamu idaresi için kullanılması gerekiyor. Ayrıca hizmetin yıl boyunca devam etmesi ve niteliği gereği süreklilik taşıması şartı bulunuyor.
Bunun yanında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu‘nun 48’inci maddesinin A bendindeki belirli alt bentlerde yer alan genel şartların karşılanması isteniyor. Bu kriterler, düzenlemeden yararlanabilecek işçi grubunun belirlenmesinde kullanılacak.
Teklifin kabul edilmesi hâlinde geçiş işlemlerinin sınavsız yapılması öngörülüyor. Ancak burada söz konusu olan statü sürekli işçi kadrosu. TYP çalışanlarının tamamının memur veya sürekli işçi statüsüne geçirileceğine ilişkin bir hüküm teklif metninde yer almıyor.
TYP çalışanları için ayrı bir kadro düzenlemesi gerekiyor mu?
TYP çalışanlarının tamamını kapsayan bir geçişin gerçekleşebilmesi için bu gruba yönelik açık bir yasal düzenleme bulunması gerekiyor. Mevcut 2/3916 sayılı teklifin metni ise TYP’ye özel bir kadro hakkı tanımlamıyor. Dolayısıyla program katılımcılarının tamamı için bu teklif üzerinden başvuru takvimi veya geçiş tarihi açıklanmış değil.
7 Kasım 2026 itibarıyla teklif TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunuyor. Yasama süreci tamamlanmadığından, taşeron işçiler için öngörülen hükümler de henüz yürürlüğe girmiş değil. TYP çalışanlarının durumunda yeni bir hak doğup doğmayacağı, ileride kabul edilecek yasal düzenlemelerin kapsamına bağlı olacak.
Kaynak: Haber Merkezi





