9 Ekim 2026, Cuma
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Türkiye’de en tehlikeli 5 şehir ilan edildi: İşte şaşırtan sıralama

Son yıllarda gelen üzücü haberlere hemen her gün bir yenisi daha eklenirken, dikkatleri üzerine çeken bir liste gündem oldu.

Türkiye'de en tehlikeli 5 şehir duyuruldu: İşte şaşırtan sıralama

Son yıllarda gelen üzücü haberlere hemen her gün bir yenisi daha eklenirken, dikkatleri üzerine çeken bir liste gündem oldu.

Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması sebebiyle bazı şehirler, aktif fay hatlarına yakınlıkları ve jeolojik özellikleri bakımından daha yüksek deprem tehlikesi taşıyor. Fakat şehirleri doğrudan “en tehlikeli” şeklinde sıralamak yerine, AFAD’ın deprem tehlike haritasındaki verilerle değerlendirmek gerekiyor. Marmara’dan Doğu Anadolu’ya, Ege’den İç Anadolu’ya kadar pek çok bölgede farklı düzeylerde deprem tehlikesi bulunuyor. İşte deprem açısından öne çıkan iller ve bu sıralamanın nedenleri.

EN ÇOK DİKKAT ÇEKEN ŞEHİRLER HANGİLERİ? Türkiye, aktif fay sistemlerinin kesiştiği önemli bir coğrafyada bulunuyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu’daki fay sistemleri sebebiyle birçok il deprem tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla özellikle geçmişte büyük depremler yaşayan ve aktif faylara yakın konumda bulunan şehirler, deprem araştırmalarında öne çıkıyor. Kocaeli, Sakarya, Düzce, Yalova ve Bolu gibi Marmara ve Batı Karadeniz çevresindeki iller, Kuzey Anadolu Fay Sistemi sebebiyle dikkatleri üzerine çeken bölgeler arasında bulunuyor. Doğu Anadolu’da ise Erzincan, Bingöl, Elazığ, Malatya ve Kahramanmaraş gibi şehirler aktif fayların etkisi altında bulunuyor.

Ege Bölgesi’nde de İzmir, Aydın, Manisa ve Denizli çevresinde pek çok aktif fay bulunuyor. Dolayısıyla deprem tehlikesi sadece tek bir bölgeyle sınırlı kalmıyor. MARMARA’DA HANGİ İLLER ÖNE ÇIKIYOR? Marmara Bölgesi, Türkiye’nin deprem açısından en fazla dikkatleri üzerine çeken bölgelerinin başında geliyor. Bunun temel nedenlerinden biri Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi’ne uzanan kolları. Bu fay sistemi geçmişte bölgede birçok yıkıcı depremin meydana gelmesine neden oldu. Kocaeli, bu açıdan öne çıkan illerden biri. 17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara Depremi, Kocaeli başta olmak üzere çevre illerde büyük yıkıma yol açtı. Binlerce yapının zarar gördüğü deprem, Türkiye’de yapı güvenliği ve afet yönetimi konusunda önemli bir dönüm noktası oldu.

İstanbul da sadece nüfusunun büyüklüğü sebebiyle değil, Marmara Denizi’ndeki aktif faylara yakınlığı sebebiyle yakından takip ediliyor. Olası büyük bir depremde ortaya çıkabilecek sonuçların boyutu, kentin nüfusu ve yapılaşma yoğunluğu sebebiyle buna ek olarak önem taşıyor. Sakarya, Düzce ve Yalova da Kuzey Anadolu Fay Sistemi’ne yakınlıkları sebebiyle deprem tehlikesi bakımından öne çıkan şehirler arasında yer alıyor. DOĞU ANADOLU’DA RİSK HANGİ ŞEHİRLERDE DAHA FAZLA? Türkiye’nin doğusundaki iller de aktif fay hatları sebebiyle önemli bir deprem tehlikesi barındırıyor. Erzincan, Bingöl, Elazığ, Malatya ve Kahramanmaraş bu bölgede geçmişte gerçekleşen büyük depremlerle dikkat çekmiş şehirler arasında bulunuyor. Erzincan’ın konumu özellikle dikkatleri üzerine çekiyor. Kent, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın etkili olduğu bölgelerden birinde bulunuyor. 1939 yılında meydana gelen Erzincan Depremi, Türkiye’nin en yıkıcı depremleri arasında gösteriliyor. Elazığ’ın Sivrice ilçesinde 2020 yılında gerçekleşen deprem de bölgedeki yapıların dayanıklılığı konusunu tekrar gündeme getirdi. 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli yaşanan büyük depremler ise geniş bir coğrafyada ağır yıkıma neden oldu ve Doğu Anadolu’daki deprem tehlikesinin boyutunu bir kere daha ortaya koydu.

BİNGÖL VE ÇEVRESİ NEDEN DİKKAT ÇEKİYOR? Bingöl ve çevresi, farklı aktif fay sistemlerinin etkilediği bölgeler arasında bulunuyor. Bölgedeki tektonik hareketlilik sebebiyle geçmiş dönemlerde pek çok deprem gerçekleşti. Bu durum, sadece Bingöl merkez açısından değil, çevredeki yerleşim yerleri bakımından da önem taşıyor. Depremin oluşturabileceği zararın belirlenmesinde faylara uzaklığın yanı sıra zeminin özellikleri ve yapıların dayanıklılığı da büyük rol oynuyor. Edinilen bilgilere göre, bu sebeple bir ilin deprem tehlikesi yüksek olarak değerlendirilmesi, şehirde bulunan her yapının aynı seviyede risk altında olduğu anlamına gelmiyor. EGE’DE HANGİ ŞEHİRLER DEPREM TEHLİKESİ TAŞIYOR? Türkiye’nin batısında yer alan Ege Bölgesi, aktif fayların yoğunluğu sebebiyle deprem açısından önemli bölgelerden biri. İzmir, Aydın, Manisa ve Denizli çevresinde farklı fay sistemleri bulunuyor. İzmir, 30 Ekim 2020’de Ege Denizi’nde gerçekleşen deprem sonrasında büyük yıkım yaşayan şehirlerden biri oldu. Depremde özellikle bazı bölgelerde zemin özellikleri ve yapıların dayanıklılığı sebebiyle ağır zararlar yaşandı.

Aydın ve Denizli’de de aktif fayların bulunması, bu şehirleri deprem açısından yakından takip edilen bölgeler arasına sokuyor. Fakat aynı il sınırları içerisindeki farklı ilçelerde dahi deprem tehlikesi ve olası zarar seviyesi değişebiliyor. AFAD’IN HARİTASINDA ŞEHİRLER NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR? Türkiye’deki deprem tehlikesini belirlemek için sadece geçmişte yaşanan depremler dikkate alınmıyor. Fayların özellikleri, bölgesel jeoloji, geçmiş deprem kayıtları ve bilimsel hesaplamalar da değerlendirmeye dahil ediliyor. AFAD tarafından hazırlanan Türkiye Deprem Tehlike Haritası 2018 yılında yayımlandı ve 1 Ocak 2019 itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu haritayla daha önce kullanılan “1. derece deprem bölgesi” gibi sınıflandırmalar yerine, belirli bir konumdaki en büyük yer ivmesi değerleri esas alınmaya başlandı. Haritadaki renk değişimleri, bölgeler arasındaki deprem tehlikesinin farklı seviyelerde olduğunu gösteriyor. Ne var ki bu harita doğrudan bir binanın sağlamlığını veya olası bir depremde gerçekleşecek zararın miktarını ortaya koymuyor.

DEPREM TEHLİKESİ VE RİSKİ NEDEN AYNI DEĞİL? Bir bölgenin deprem tehlikesinin yüksek olması ile o bölgede yaşayan insanların deprem riskinin yüksek olması aynı anlama gelmiyor. Tehlike, belirli bir bölgede güçlü yer hareketlerinin meydana gelme olasılığıyla ilgiliyken risk; bina kalitesi, nüfus yoğunluğu, zemin koşulları ve ekonomik kayıplar gibi çok sayıda faktörün beraber değerlendirilmesiyle gün yüzüne çıkıyor. Dolayısıyla aktif bir fay hattına yakın bölgede yönetmeliğe uygun, sağlam ve denetimli yapıların bulunması riski azaltabilir. Buna karşılık deprem tehlikesinin görece daha düşük olduğu bir bölgede eski ve dayanıksız yapıların bulunması ciddi sonuçlara yol açabilir.

Netice olarak Türkiye’de deprem açısından öne çıkan şehirleri kesin bir “ilk 5” listesine indirgemek bilimsel açıdan doğru bir yaklaşım değil. Kocaeli, Sakarya, Düzce, Yalova, Erzincan, Bingöl, Elazığ, Malatya, Kahramanmaraş, İzmir ve Aydın gibi birçok il farklı nedenlerle deprem tehlikesi taşıyor. Gerçek riskin anlaşılması için il genelindeki değerlendirmelerin yanı sıra ilçe, mahalle, zemin ve bina bazındaki verilerin de dikkate alınması gerekiyor.

Kaynak / Yazar: HABER MERKEZİ