Bugün 29 Ekim 2026… Parçalanmış, yokluk içindeki bir imparatorluktan, dünyanın selam durduğu genç bir devlete giden yolun en önemli kilometre taşının, Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü… Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri ve siyasi dehasının önderliğinde, işgal altındaki bir ülkeyi özgürlüğe taşıyan büyük bir ulusun evlatları, torunları Cumhuriyet Bayramı’nı büyük bir coşku ve ulusal onurla kutlayacak…
Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a adım atmasıyla yakılan kurtuluş ateşi, Cumhuriyet’e giden yolun alt yapısını hazırladı. Atatürk, Nutuk’taki ifadesiyle Milli Mücadele kazanılana kadar “vicdanında milli bir sır” olarak sakladığı Cumhuriyet’in ilanı için ilk adımı 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılışı ile attı. Yeni bir anayasa hazırlandı. Sıra Cumhuriyet’in ilanına geldi. 28 Ekim Pazar akşamı Çankaya Köşkü’nde önemli bir davet vardı. İsmet İnönü, Kazım Özalp, Fethi Okyar, Ünaydın, Kemalettin Sami ve Halit Karsıalan, Mustafa Kemal’in masasında buluştu.
EFENDİLER YARIN…
Yemek sırasında Mustafa Kemal misafirlerine “Efendiler! Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz” dedi. Atatürk o gece, İsmet İnönü’ye 1921 Anayasası’nın bazı maddelerini değiştiren ilk maddeyi yazdırdı: “Türkiye Devleti’nin hükümet şekli Cumhuriyet’tir…” Ve 29 Ekim’de Meclis, 158 milletvekili ile toplandı. Meclis’e anayasanın birinci maddesinin değiştirilmesi teklifi sunuldu. Teklif oy birliğiyle kabul edildi. Bütün milletvekilleri ayağa kalktı, üç kez “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdı… Sıra ilk Cumhurbaşkanı’nı seçmeye geldi. 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Mustafa Kemal, yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Dualar okundu, oturum sona erdi… Meclis’in önünde toplanan vatandaşlar Mustafa Kemal’i büyük sevgiyle karşıladı. Yurdun dört bir yanında 101 pare top atışı yapıldı. Bağımsızlığın simgesi Cumhuriyet, milletin en büyük bayramı oldu.
ldu. Cumhuriyetin ilanı sonrası Cumhurbaşkanı unvanıyla kürsüye çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın Meclise hitabı TBMM kayıtlarında şöyle yer aldı: “Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.”



