21 Ekim 2026, Çarşamba
Canlı Piyasa Güncelleme
Dünya

Barrack, ABD’nin Orta Doğu’daki yeni rolünü “ergen yetiştirmeye” benzetti

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Washington'ın Körfez ülkeleriyle petrol karşılığında güvenlik sağlama esasına dayanan geleneksel modelden uzaklaştığını belirterek yeni bir bölgesel yaklaşımın sinyalini verdi.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Washington‘un Körfez ülkeleriyle petrol karşılığında güvenlik sağlama esasına dayanan geleneksel anlaşma modelinden uzaklaştığını söyledi.

Barrack, ABD’nin bölgeden çekilmediğini ancak güvenlik yaklaşımını yeniden şekillendirdiğini belirtti.

Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda salı günü konuşan Barrack, ABD’nin yaklaşık 80 yıldır sürdürdüğü küresel güvenlik garantörlüğü rolünün artık aynı şekilde devam etmediğini ifade etti.

Barrack, geçmişte Batılı ülkelerin bölgedeki çatışma ve istikrarsızlıktan kendi çıkarları doğrultusunda yararlandığını savunarak, enerji kaynaklarının bu süreçte Batı’nın çıkarları için kullanıldığını söyledi.

Washington’un artık Orta Doğu’yu sahiplenmek veya kontrol etmek istemediğini belirten Barrack, “Anlaşma artık sahip olmak ve kontrol etmek üzerine değil, gitmemek üzerine kurulu. Ayrılmıyoruz” dedi.

Körfez ülkelerinin güvenlik beklentileri değişiyor

Barrack’ın açıklamaları, Körfez ülkelerinin ABD’nin bölgedeki güvenlik garantilerine yönelik güveninin sorgulandığı bir dönemde geldi.

Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Bahreyn’in, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran‘a yönelik saldırılarının ardından İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına maruz kalmıştı.

Körfez ülkeleri, savaş öncesinde Washington’u İran’a saldırmaktan vazgeçirmeye çalıştı ancak bu girişimler sonuç vermedi.

Barrack, Körfez ülkelerinin ABD’den güvenlik garantisi alırken petrol ve doğal gaz ticaretini dolar üzerinden yürütme, ABD silahları satın alma ve Amerikan üslerine ev sahipliği yapma esasına dayanan geleneksel düzenin artık beklenen sonucu vermediğini söyledi.

ABD’nin yaklaşımındaki değişimin İran savaşının sonuçlarıyla bağlantılı olduğunu belirten Barrack, yaşananları bölge ülkelerine yönelik bir “yeniden hizalanma” mesajı olarak nitelendirdi.

“Ergen yetiştirmek”

Barrack, ABD’nin bölgedeki rolünün değişmesini bir “ergen yetiştirmeye” benzetti. Bu benzetmeyle Washington’un Körfez ülkeleri üzerindeki doğrudan kontrolünü sürdürmek yerine, bölge ülkelerinin kendi güvenlik sorumluluklarını daha fazla üstlenmesini beklediğine işaret ediyor.

Barrack, ABD’nin artık bölgeyi kontrol etmeyi ya da sahiplenmeyi amaçlamadığını ancak bölgeden tamamen çekilmediğini belirterek, yaşanan süreci bir “yeniden dizayn etme” olarak nitelendirdi.

ABD’nin yaklaşık 80 yıldır küresel güvenliğin garantörü rolünü üstlendiğini söyleyen Barrack, bu dönemin artık geride kaldığını ifade etti.

Yemen’de Husilere karşı askeri çözüm şüpheli

Barrack, bölgesel güvenlik düzeninin yeniden şekillendirilmesi kapsamında Mekke Anlaşması gibi bölgesel iş birliği girişimlerini desteklediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, Husilere karşı destek amacıyla Pakistan ve Türkiye ile yaptığı ortak savunma anlaşmasına başvurmuştu.

Yemen’de ise İran’la bağlantılı Husilerin Suudi Arabistan’ın havalimanları ve enerji altyapısına yönelik saldırıları, bölgesel gerilimin başlıca unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti, iç bölünmeler nedeniyle Husilere karşı etkili bir karşı saldırı gerçekleştirmekte zorlanıyor.

Suudi Arabistan ve müttefikleri, Husilerin kontrolündeki toprakları geri alma hedeflerini sürdürdüklerini açıklarken Barrack, askeri yöntemlerle başarı sağlanabileceği konusunda şüphelerini dile getirdi.

Barrack, Husilere karşı askeri saldırıların geçmişte sonuç vermediğini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump‘ın Suudi Arabistan’a gerekli lojistik desteği sağlamayı desteklediğini ancak Amerikan kara birliklerinin başka bir çatışmaya dahil olmasının sonuçsuz kalabileceğini söyledi.

Eski İngiliz dış istihbarat servisi MI6 Başkanı John Sawers da Doha’daki forumda “Husilerin kalıcı bir aktör haline geldiğini” belirterek, grubun askeri yöntemlerle ortadan kaldırılmasının mümkün olmayabileceği yönünde değerlendirmede bulundu.

İran’la yeni çatışma ihtimali gündemde

Barrack’ın açıklamaları, bölgede İran’la savaşın yeniden başlaması ihtimalinin tartışıldığı bir dönemde geldi. Katar ve Mısır liderleri son haftalarda yeni bir bölgesel çatışma riskine ilişkin uyarılarda bulundu.

Hürmüz Boğazı’nda gemilere yönelik saldırılar sürerken ABD’nin İran’a yönelik ablukasını koruduğu, ancak doğrudan askeri saldırıların azaldığı belirtildi.

Trump’ın, İsrail’de bu ay yapılacak genel seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu’ya desteğini açıklaması ve İran’a karşı yürütülen operasyonların tamamlanmasını istediğini söylemesi de gerilimin yeniden tırmanabileceği yönündeki endişeleri artırdı.