Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel’deki temaslarının ardından Yunanistan merkezli TA NEA gazetesine açıklamalarda bulundu. Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Dışişleri Bakanı Fidan, Atina’nın iç siyasetinde Türkiye karşıtı söylemlerin olduğuna değindi.
Türkiye ile Yunanistan’ın Mayıs 2023’ten itibaren sorunların çözümüne odaklanma, gerilimleri azaltma ve güven artırıcı adımları öne çıkarma konusunda bir yaklaşım benimsediğini belirten Fidan, bu süreçte iş birliğinin ilerlediğini ifade etti.

“SİYASİ MALİYETİ GÖZE ALAMADIKLARINI GÖRÜYORUZ”
Yunan iç siyasetinin Türkiye olmadan var olamayacağını söyleyen Fidan, “Mayıs 2023’ten bu yana iki hükümet, mevcut sorunları çözme, gerginlik yaratmaktan kaçınma ve güven artırıcı önlemlere öncelik verme kararı aldı. En azından artık it dalaşımız yok. Ege, son üç yılda daha sakin bir yer haline geldi. Ancak Yunan iç siyaset sahnesinde Türkiye aleyhtarı bir retoriğe ihtiyaç duyuluyor. Bu adeta bir aspirin gibi. Türkiye olmadan Yunan iç siyaseti var olamaz. Bu gerçeklik, sorunların çözümü için cesur kararlar alınmasını engellediği için önemlidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı mesele için seçilmiş her Yunan başbakanla çalışmak üzere defalarca çaba gösterdi. Tartışmalı konuları ele almak için gerekli siyasi iradeyi ortaya koymaya hazırdır. Sulara ve Ege’ye ilişkin konular, bir yakınlaşma ve nihai bir çözüm sağlanabilmesi için her iki taraftan da güçlü bir siyasi liderlik gerektirmektedir. Yunan hükümetleriyle ne zaman bir araya gelsek, konuya nasıl yaklaşılması gerektiğini bildiklerini, ancak siyasi maliyeti göze alamadıklarını görüyoruz.” dedi.
Röportajın önemli başlıklarından biri, Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline çıkarma ihtimali ve Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nin (TBMM) 1995 yılında aldığı karar oldu. Türkiye’nin, Ege’deki anlaşmazlıklar çözülmeden Yunanistan’ın karasularını genişletmesi ihtimaline karşı tutumunu ortaya koyduğunu belirtti.
12 MİL MESELESİ
Söz konusu kararın Yunanistan tarafından savaş tehdidi olarak yorumlandığını belirten Fidan konuşmasında, “Casus belli konusunda birçok kişi bunun bir savaş tehdidi olduğunu düşünüyor. Bu, Yunan versiyonudur. Ancak biz bunu ‘casus belli’ olarak nitelendirmedik. Bu, 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yayımlanan bir bildiridir, bir yasa değildir; Yunanistan’ın Türkiye ile aralarındaki meseleyi önceden çözmeden karasularını 12 deniz miline genişletmesi durumunda Türk hükümetinin bunu önlemek için her türlü gerekli önlemi alması gerektiğine işaret etmektedir. Söz konusu bildiri, Yunanistan’ın Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni kabul ettiği dönemde, söz konusu uluslararası sözleşmeye dayanarak bu hakka sahip olabileceğine işaret edilerek yayımlanmıştır.” ifadelerine yer verdi.
“YUNAN DOSTLARIMA TAVSİYEM: BAŞKAN ERDOĞAN İLE İŞBİRLİĞİ YAPIN”
12 mil meselesinin çözülebilir olduğunu vurgulayan Fidan açıklamasının devamında, “Önleyici bildiri bugüne kadar barışın korunmasına katkı sağlamıştır. Bu bir savaş tehdidi teşkil etmemektedir. Aslında Yunanistan, Türkiye ile mesele çözülmeden böyle bir adıma başvurmayacağını hiçbir zaman açıkça beyan etmemiştir. Şimdiye kadar sorunlarımızı medeni bir şekilde çözmeyi bekleyerek statükoyu koruyoruz. Bu mesele çözülebilirdir. Problemin çözümü için ihtiyaç duyulan siyasi iradeyi ortaya koyabilecek gerekli siyasi meşruiyete yalnızca Cumhurbaşkanı Erdoğan sahiptir. Yunan dostlarıma tavsiyem şudur: Kendisi hala oradayken, bu anı değerlendirin ve onunla iş birliği yapın.” İfadelerini kullandı.

BAŞKAN ERDOĞAN’IN 70 MİL ÖNERİSİNİ HATIRLATTI
Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında planlanan Great Sea Interconnector adlı elektrik bağlantı projesi de röportajda ele alındı.
Bakan Fidan, Ankara’nın projeye kategorik olarak karşı çıkmadığını belirterek Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e sunduğu 70 mil önerisini hatırlattı.
Başkan Erdoğan ile Miçotakis’in New York’taki görüşmesine atıfta bulunan Fidan konuşmasında, “Biz karşı çıkmıyoruz. Bunu Başbakan Sayın Miçotakis ve Başkan Sayın Macron ile ele aldık. Cumhurbaşkanım, Başbakan Sayın Miçotakis ile New York’taki görüşmesinde bu konuyu gündeme getirdi. Projeyi değerli olarak nitelendirmiş, Avrupa fonlarından 2 milyar euronun üzerinde harcama yaparak 2 bin kilometre uzaktan elektrik taşımak yerine bizden elektrik almayı tercih edeceğinizi belirtmişti. Bizim talep ettiğimiz şey, bir gemi denizde araştırma yürüttüğünde bize sadece sözlü değil, şu bildiriyi içeren yazılı bir ihbar göndermesidir.” dedi.



