İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentine bağlı Birzeit beldesi, Filistin’in unutulmaya yüz tutmuş düğün geleneklerini, şarkılarını ve folklorunu canlı tutan özel bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı."Zamana Yolculuk" temasıyla düzenlenen geleneksel Filistin düğünü, İsrail'in saldırı, abluka, baskın ve işgali nedeniyle derin acıların yaşandığı bir dönemde halkın kültürüne, kimliğine ve toprağına olan bağlılığının simgesi oldu.
Birzeit’ın tarihî bölgesinde yer alan "Çay Evi" sahnesinde gerçekleşen etkinlikte; damat, gelin, halk oyunları ekipleri ve davetliler nostaljik bir tablo oluşturdu.
Kadınların Filistin’in farklı coğrafi bölgelerini yansıtan rengarenk geleneksel nakışlı elbiseler (sevb/esvap) giydiği düğünde, damat geleneklere uygun şekilde at sırtında gezdirildi, ezgiler ve debke dansı eşliğinde unutulmaz anlar yaşandı.
Etkinliğe katılan eski Filistin Sağlık Bakanı Mey el-Keyle, Birzeit’ın Filistin kültürünün önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, bu tür geleneksel düğünlerin hem sevinç için bir alan açtığını hem de kültürel kimliği güçlendirdiğini söyledi.
Kadınların giydiği farklı motiflerdeki geleneksel kıyafetlerin Filistin’in coğrafî zenginliğini yansıttığını belirten Keyle, bu değerleri korumanın kimliği savunmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Bu yıl çok sayıda düğünün gerçekleşeceğini ve bunun Filistinli ailelerin varlığını ve bu topraklardaki köklü geçmişini tescillemenin bir başka yolu olduğunu sözlerine ekleyen Keyle, şöyle konuştu: "Filistin halkı yaşamayı ve neşelenmeyi hak ediyor, hayata aşık bir halk.
Gazze Şeridi’ndeki soykırım savaşı ve Batı Şeria’da yaşanan tüm zorlu şartlara rağmen toprağımıza bağlıyız.
Biz kararlıyız; neşeleniyoruz, yaşıyoruz ve evlatlarımızı evlendiriyoruz."El-Mezra el-Garbiyye köyünden geleneksel kıyafetleriyle etkinliğe katılan Mahmud Abdülmuti ise İsrail tarafından yaşatılan tüm trajedi ve yaralara rağmen kültürel mirası yaşatmanın millî bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Filistin kültürünü gelecek nesillere aktarmanın önemine değinen Abdülmuti, "Geleneklerimizi yaşatıyoruz çünkü mirasımız, kimliğimize olan bağlılığımızdır.
Mirasımız, kimliğimiz ve gururumuzdur.
Gelecek nesillere tarihimizi ve kimliğimizi tanıtmak, halkımızın köklü geçmişine sahip çıkmak zorundayız." dedi.
Nakışlı elbiseleri, geleneksel türküleri, debke dansı ve köklü sosyal gelenekleriyle Filistin halk kültürü, İsrail işgali altındaki topraklarda varoluşun ve direnişin en güçlü simgelerinden biri olmaya devam ediyor.
Birzeit'ta düzenlenen "Zamana Yolculuk" temalı düğün de bu mirası yarınlara taşıma iradesini bir kez daha ortaya koydu.