08 Ağustos 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem 12 bin yıldır genetiğini koruyarak sağlıklı bir şekilde varlığını sürdüren bitki, üretim alanını iki katına çıkaracak

12 bin yıldır genetiğini koruyarak sağlıklı bir şekilde varlığını sürdüren bitki, üretim alanını iki katına çıkaracak

Bolu'da desteklenen 12 bin yıllık ıza, "buğdayın atası" olarak kabul ediliyor. Yapılan çalışmalarla bu eski buğday türünün yetiştirilmesi genişletilerek, üretiminin devamı sağlanmaya çalışılıyor. Buğdayın kökenini temsil eden ıza, Bolu'da verilen desteklerle daha fazla alanda üretilmeye başlıyor.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

İza Buğdayı Alanı 250 Dönüme Ulaştı

Bolu'da binlerce yıldır genetik özelliklerini koruyan ıza buğdayının ekim alanı, çiftçilere verilen tohum desteğiyle 250 dönüme ulaştı.

Üründen Beklenen Rekolte 55 Ton

Bu yıl üründen 55 ton rekolte elde edilmesi bekleniyor.

Ücretsiz Tohum Desteği İle Üretim Artıyor

Iza buğdayının üretiminin artırılması için çiftçilere ücretsiz tohum desteği Mengen ilçesinde yürütülen "Tohum Ambarı" projesi kapsamında yetiştirilen ıza buğdayının üretiminin artırılması amacıyla çiftçilere ücretsiz tohum desteği sağlandı.

Hedef 500 Dönüme Çıkarmak

Bu yıl 55 ton ürün beklenen ıza buğdayının üretim alanının, seneye 500 dönüme çıkarılması hedefleniyor.

Doğal Üretim Yöntemleriyle Tohum Varlığının Korunması

Böylece ıza buğdayının, doğal üretim yöntemleriyle yetiştirilerek tohum varlığının korunması amaçlanıyor. İlk kültüre alınan buğday türü olarak biliniyor. "Tohum Ambarı" kurucusu ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mengen Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğretim görevlisi Berker Çiftçi, ilk kültüre alınan buğday türü olarak bilinen ızanın 12 bin yıllık geçmişe sahip olduğunun arkeolojik bulgularla ortaya konulduğunu söyledi.

Besin Değeri ve Dayanıklılık

İza buğdayının besin değerleri bakımından da öne çıktığını belirten Çiftçi, "Düşük glisemik indekse sahip olması, 14 kromozomlu yapısı ve düşük glüten oranıyla günümüzün sağlıklı beslenme anlayışına uygun önemli tahıllardan biri. Aynı zamanda hastalıklara karşı dayanıklı yapısıyla kimyasal tarım ilacı kullanılmadan üretilebiliyor." dedi.

Doğal Tarım Yöntemleri ve Organik Gübre Kullanımı

Tek istekleri kimyasal tarım ilacı kullanmamaları. Çiftçi, proje kapsamında yaklaşık 4 yıldır ıza buğdayının üretimini sürdürdüklerini anlatarak, ücretsiz tohum desteği sağlanan çiftçilerin de üretime katılmasının sağlandığını kaydetti. Tohum dağıtılan üreticilerden tek isteklerinin kimyasal tarım ilacı kullanmamaları olduğunu dile getiren Çiftçi, "Bu buğday doğal yapısıyla kendini koruyabilen güçlü tür. Biz de geleneksel tarım yöntemlerini esas alıyoruz. Organik gübre kullanımıyla ilgili akademik çalışmalar yürütüyor, elde edilen bilimsel verileri üretime yansıtmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

Gastronomi Potansiyeli

Çiftçi, ıza buğdayının yalnızca tarımsal açıdan değil, gastronomi bakımından da önemli potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, uzun yıllardır bulgur olarak tüketilen ve hayvan yemi olarak da değerlendirilen ıza buğdayının çok daha geniş kullanım alanları bulunduğunun akademik çalışmalar sonucu görüldüğünü ifade etti. "Son derece değerli bir ham madde" Ekmek, simit, açma, poğaça, bisküvi, erişte, makarna gibi ürünlerin yanı sıra Japon, İtalyan ve Meksika mutfağından bazı yiyecekleri ıza buğdayından elde edilen undan hazırladıklarını belirten Çiftçi, "Bazı ürünlerde geliştirilmesi gereken yönler olsa da elde ettiğimiz sonuçlar oldukça başarılı. Bu buğday gastronomi açısından son derece değerli bir ham madde." dedi.

Gelecek Planları ve Topluluk Katılımı

Mengen'in aşçılık kültürüyle özdeşleştiğine işaret eden Çiftçi, kadim buğdayın burada yeniden hayat bulmasının ayrı anlam taşıdığını söyledi. Gelecek yıl daha geniş alanlarda ekim yapmayı planladıklarını dile getiren Çiftçi, "Daha fazla üreticiyle hareket ederek hem yerel kalkınmaya katkı sunmak hem de bu değerli tohumu daha geniş kitlelerle buluşturmak istiyoruz." ifadesini kullandı.

Yerel Tohumların Korunması ve Eğitimler

Projesi kapsamında 700'ün üzerinde yerel tohumun koruma altında olduğunu belirten Çiftçi, tohumların iklim ve coğrafi şartlara uygun bölgelerde yeniden üretildiğini, her yıl belirli sayıda üreticiye ücretsiz dağıtıldığını, çoğaltılan tohumların da tekrar tohum ambarına kazandırıldığını anlattı. Çocuklara yönelik ekolojik okuryazarlık eğitimleri de düzenleniyor. Projeyle çocuklara yönelik ekolojik okuryazarlık eğitimleri de düzenlediklerini anlatan Çiftçi, "Toprağın, tohumun ve üretimin önemini çocuklara anlatıyoruz. Tohum sadece tarım ürünü değil, geçmişten geleceğe taşınan kültürel miras, sağlıklı yaşamın ve yerel üretimin temelidir. Biz de bu mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *