Ekrem Abi Site matbahis giriş
04 Eylül 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Etiyopya'daki Harar Şehri'nde İlginç Bir Topluluk: Osmanlı Soyundan Gelenler

Etiyopya'daki Harar Şehri'nde İlginç Bir Topluluk: Osmanlı Soyundan Gelenler

Etiyopya'nın doğusunda yer alan Harar'a Osmanlı idaresi döneminde gelen Türklerin torunları, geleneklerine ve kökenlerine olan bağlılıklarını kuşaktan kuşağa aktarıyor. "Osmanlı torunları" olarak tanınan Hararlılar, bir yandan günlük hayatlarını sürdürürken diğer yandan Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Etiyopya'nın tarihî Harar kentinde Osmanlı döneminde bölgeye gelen Türklerin torunları, aile büyüklerinden dinledikleri hikâyelerle kökenlerini kuşaktan kuşağa aktarırken, Türkiye ile bağlarını da koruyor.

Yüzyıllar boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yapan Harar'da yaşayan Türk kökenli aileler, bugün kentin sosyal hayatının bir parçası olarak günlük yaşamlarına devam ediyor.

Bazıları Türkiye'yi yalnızca ailelerinden kalan hatıralar ve anlatılardan tanırken, bazıları ise yıllar sonra ülkeyi ziyaret ederek geçmişleriyle bağ kurma imkânı buldu.

Harar'da kız kardeşi Fethiye Muhammed ile yaşayan ve hakimlik yapan 52 yaşındaki Kevser Muhammed de Türk kökenlerine ilişkin aile hikâyesini annesi Bedriye Muhammed Şami'den dinleyerek büyüdü.

Muhammed, Türk olan annesinin, ailesinin geçmişte Harar'a göç ettiğini anlattı.

Türkiye'den 2014-2015 yıllarında kendilerini ziyarete gelenler olduğunu aktaran Muhammed, onların sayesinde Türkiye'ye gelip gezdiklerini söyledi.

Türkiye ziyaretine annesinin de katıldığını belirten Muhammed, "Annemin orada kalmasını istediler ama kalmak istemedi.

Zaten buraya geldikten sonra hastalandı. İkinci defa gitme fırsatı bulduğunda gitmedi çünkü çok hastaydı.

Sonra vefat etti.

Annem oraya gittiğinde oradaki akrabalarını tanıdı." dedi.

Muhammed, Türkiye'deki izlenimlerini, "Çok temizdi.

Mimari olarak çok iyiler. Çok güzel yerleri gezdik. Çok güzel camileri gördük.

Güzel evleri gördük.

Yemekler çok güzeldi.

Gençler namazlarında, niyazlarında disiplinliler.

Orada çok güzel zaman geçirdik." şeklinde ifade etti.

Müzisyenlik yapan 50 yaşındaki Abuberker Hassen Semod ise eşi Rabia Nagash ile birlikte Harar'da yaşadığını ve Türk kanı taşıdığını söyledi.

Dedesinin Harar'a İstanbul'dan geldiğini ifade eden Semod, "İstanbul'dan abi, kardeş Ahmet Mustafa ve Hasan Mustafa geldi.

Ahmet Mustafa İstanbul'a geri döndü, Hasan Mustafa burada kaldı.

Hasan Mustafa yerli biriyle evlendi, iki çocuğu oldu. İki çocuğundan biri Ayşe, diğeri Abdi.

Abdi Mustafa'nın torunları ve çocukları var.

Dedemiz, babamızın babası." diye konuştu. İstanbul'u gördüğü için çok mutlu olduğunu dile getiren Semod, şöyle devam etti:"İstanbul tarihi bir yer çünkü lisedeyken coğrafya ve tarihe çok meraklıydım, onun üzerinde çalışıyordum.

Radyodan da dinliyordum.

Takip ettiğim için İstanbul'un tarihi bir şehir olduğunu biliyordum ama gözle görmek ile bilgi olarak bilmek çok ayrı bir şey.

Gidip de gördüğüm için çok mutlu oldum. İstanbul çok güzel, tertemiz bir yerdi.

Sadece İstanbul'da yaklaşık 70'e yakın müze var ve her müzeye her gün giderim desem 70 gün kalmam gerekir. 3 bine yakın cami var.

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur, onun sarayını gördük.

Camiler arasında da Sultanahmet'e gittik ve orada cuma namazını kıldık.

Panorama Müzesi'ne de gittik 1453'teki İstanbul'un fethini anlatan."Semod, kendisini en çok etkileyen yerin Panorama Müzesi olduğunu kaydederek, sanatçıların İstanbul'u ve savaşları anlatma biçimlerini çok beğendiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *