Ekrem Abi Site matbahis giriş
18 Eylül 2026
İstanbul
Açık
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
En Son Olay Gündem Fare zehri tutmayınca kalbinden iğnelediler! Ankara'yı sarsan emlak zengini cinayetinde akılalmaz itiraflar

Fare zehri tutmayınca kalbinden iğnelediler! Ankara'yı sarsan emlak zengini cinayetinde akılalmaz itiraflar

Ankara’da 16 Kasım 2025’te hayatını kaybeden 43 yaşındaki müteahhit Ramazan Arıkan’ın ölümüyle ilgili davada dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. Arıkan’ın yaklaşık 400-500 milyon liralık mal varlığına erişmek amacıyla ksilazin etken maddeli ilaçla zehirlendiği iddia edilirken, soruşturma dosyasında telefon kayıtları, kamera görüntüleri ve adli tıp raporları da yer aldı.

7 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Ankara’da müteahhit Ramazan Arıkan’ın 16 Kasım 2025’te hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada, ölümün ksilazin etken maddeli ve halk arasında “dana deviren” olarak bilinen ilaçla gerçekleştirildiği iddiası dosyaya girdi.

Arıkan’ın eski eşi Sultan Seki, oğlu Batuhan Arıkan, Seki’nin sevgilisi Mustafa Ünal ve diğer sanıkların yer aldığı davada ilk duruşmanın 5 Kasım’da görülmesi bekleniyor.

Yaklaşık 20 yıldır avukatlık yaptığını belirten Soner Aslan, dosyaya ilişkin yaptığı açıklamada, Ramazan Arıkan’a yönelik ilk girişimin 2025 yılının Temmuz veya Ağustos aylarında gerçekleştirildiğini öne sürdü.

Aslan’ın aktardığına göre Sultan Seki, Batuhan Arıkan ve Mustafa Ünal’ın bu dönemde Arıkan’ı öldürmeye yönelik plan yaptığı iddia edildi.

Aslan, ilaç temini için GATA’da görevli bir temizlik personeli ile Mustafa Ünal’ın tanıdığı belirtilen sanık Özge Topsoy arasında görüşmeler yapıldığını anlattı. İlk girişimde fare zehri kullanıldığı, ancak hastane kayıtlarına göre bunun Arıkan’ın ölümüne yol açmadığı öne sürüldü.

Ramazan Arıkan’ın yaklaşık 400-500 milyon liralık mal varlığı bulunduğunu belirten Aslan, ölümün ardından bu mal varlığına erişim sağlanmasının amaçlandığını iddia etti.

Aslan, 16 Kasım 2025’te Arıkan’ın oğlu Batuhan ile pikniğe gittiğini ve Mustafa Ünal’ın da kendisini Sultan Seki’nin kuzeni olarak tanıttığını söyledi.

Soner Aslan’ın anlatımına göre piknik sırasında Ramazan Arıkan’ın salatasına ve ayranına ilaç eklendi.

Ayranı içtikten sonra sersemlemeye başladığı öne sürülen Arıkan’ın, Mustafa Ünal’ın kullandığı araçla evine götürüldüğü belirtildi.

Aslan, Ramazan’ın arka koltukta, Batuhan’ın ise ön koltukta bulunduğunu, Sultan Seki’nin de başka bir araçla onları takip ettiğini söyledi.

Eve ulaşıldığında Batuhan’ın önce evde başka birinin bulunup bulunmadığını kontrol etmek amacıyla yukarı çıktığı iddia edildi.

Arıkan’ın eve çıkarılmasının ardından yaklaşık 1,5 saat süren bir sürecin yaşandığını belirten Aslan, ilaçların farklı şekillerde verildiğini ve son aşamada şırınga kullanıldığını öne sürdü.

Aslan, "Yaklaşık 1 buçuk saat civarında bir mücadele gerçekleşiyor. Öncelikle babanın suyuna bir ilaç katması oluyor.

Ramazan buna rağmen ölmüyor.

Mustafa ölümün kesinlikle gerçekleşmesini planladıkları için atletini yırtıyor.

Batuhan, babasının kollarına tutuyor.

Mustafa şırıngayla kalbine enjekte ediyor.

Bu sırada ölüm gerçekleşmemiş kalp atıyor, hareket kabiliyeti çok az da olsa varmış.

Batuhan’ın anlatımları bu yönde. İlk şırıngadan sonra ölüm gerçekleşmemiş diye tekrar kalpten enjekte ediyor. Ölüm tekrar gerçekleşti mi diye kontrol ediyor.

Gerçekleşmediği için bu defa da kalçadan enjekte etmek suretiyle ölümün gerçekleşmesini bekliyorlar" şeklinde konuştu.

Aslan, Ramazan’ın kızı Hacer Sude Arıkan’ın eve gelmesinin ardından bir süre kapının açılmadığını, daha sonra içeri alındığını ve olayın ardından Sultan, Batuhan ve Mustafa’nın evden ayrıldığını anlattı.

Avukat Aslan, Sultan Seki’nin Mustafa Ünal’a şırınga ve benzeri bazı malzemeler verdiğini, Mustafa’nın da bunları daha sonra farklı bir yere attığını öne sürdü.

Aslan ayrıca araç başında Batuhan’ın anneannesi Döndü’nün "Hallettiniz mi?" diye sorduğunu, Batuhan’ın ise "Hallettik anneanne" şeklinde cevap verdiğini aktardı.

Döndü hakkında verilen takipsizlik kararına kendisi ve Avukat İbrahim Gür tarafından itiraz edildiğini belirten Aslan, soruşturma kapsamında farklı sanıklar hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildiğini söyledi.

Aslan, "Tüm bu eylemlere yönelik olarak Sultan, Batuhan ve Mustafa’yla ilgili olarak ‘tasarlayarak öldürme sebebiyle’ bir ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi var.

Aynı şekilde Hacer’e yönelik olarak da üstüne karşı ‘tasarlayarak öldürme eylemine ilişkin’ olarak bir ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi var. İlaç temin eden hastane personeli ve sanık Özge ile ilgili olarak da ‘yardım etme’ sıfatıyla bir cezalandırma talebi.

Suç delillerini gizleme Teslime’ye yönelik olarak da buna ilişkin bir cezalandırma talebiyle dava açılmış durumda. Şu an Sultan, Mustafa, Batuhan ve Ertan tutuklu durumda.

Diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı" ifadelerini kullandı.

Aslan, Hacer Sude Arıkan’ın babasını odada gördükten sonra arkadaşı Hazal ile telefonda konuştuğunu, Hazal’ın da annesi Teslime Çelik’e haber verdiğini anlattı.

Teslime Çelik’in olay yerine gelmesinin ardından Batuhan, Sultan ve Teslime’nin odaya girdiğini öne süren Aslan, bazı delillerin Teslime’ye teslim edildiğini iddia etti.

Aslan, "Sude eve girdikten sonra Sultan, Batuhan ve Mustafa evden ayrılıyorlar.

Sude arkadaşıyla telefonla konuşurken babasının olduğu odaya giriyor.

Babasının öldüğünü görüyor ve bu noktada arkadaşıyla konuşurken de arkadaşı Hazal hemen Sultan’a telefon açıyor.

Diyor ki ‘Ramazan amca ölmüş herhalde eve bir gidin’.

Hazal annesine söylüyor ve Hazal’ın annesi Teslime olay yerine geliyorlar.

Olay yerinde odaya Batuhan, Sultan ve Teslime içeri giriyorlar.

Sultan, Batuhan’a yönelik olarak diyor ki ‘Teslime teyzen her şeyi biliyor.

O atleti, ilaçları, delilleri ver’.

Teslime bunları teslim alıyor.

Evine götürüyor.

Atleti önemsiz diye atıyor.

Sözde ilacı ‘ne olduğunu bilmiyorum’ diye döküyor.

Sözde içerisinde bir kısım altından bahsediliyor.

Altını da daha sonra Sultan’a teslim ettiğini söylüyor" dedi.

Ramazan Arıkan’ın ölümünde ksilazin etken maddeli ilaç kullanıldığını belirten Soner Aslan, olayın ardından ölüm nedenine ilişkin farklı bir izlenim oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.

Aslan, "Halk arasında dana deviren olarak da tabir edilen ancak at sakinleştirici özelliği ve orada kullanılan ksilazin etken maddesinin olduğu bir ilaç kullanılıyor.

Olayın gerçekleştiğinde de Batuhan’ın babasının kollarını tutup direkt kalbe enjekte edilmesi de vücutta salınımın daha hızlı olmasının ve ölümün kesinlikle gerçekleşmesine yönelik bir iradeyi ortaya koyuyor.

Cenaze olduğunda aslında bir plan ve kurgu üzerine hareket ettiklerinden eve ‘içki şişesi koymuşlar’.

Oysaki herhangi bir içki kullanılmıyor.

Kendi ifadelerinde de bu içki şişesini ‘senaryonun bir ürünü olarak koyduklarını’ kabul ediyorlar.

Cenaze sırasında ve olay yerinde planı uygulamak adına ‘dışarıdan ne yedi, ne içti, ben ne bileyim’ demek suretiyle, aslında bir zehirlenme ya da aldığı bir alkol, uyuşturucu gibi bir ithamda bulunmak suretiyle aslında dikkatleri başka yere çekmeye çalışıyorlar.

Ancak bu şekilde olmadığı adli tıp raporuyla da çok sabit oldu" dedi.

Soruşturma dosyasında sanıkların telefon kayıtları, kamera görüntüleri ve adli tıp raporlarının bulunduğunu belirten Aslan, Batuhan’ın bazı beyanlarının da dosyada yer aldığını söyledi.

Aslan, "Diyor ki, ‘biz patlayacaksak ablam yüzünden patlayacağız’ şeklinde bir beyanı var.

Dolayısıyla bir iletişim tespiti var.

Kamera kayıtları var.

Kamera kayıtlarının dışında adli tıp raporu var.

Sanıkların telefonlarından elde edilen deliller var.

Batuhan tarafından ikrar var.

Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların tümünün cezalandırılmasına yönelik ilk duruşmada dahi bir ceza ve karar verilebilir durumda.

Dosyanın delil açısından herhangi bir eksikliği yok" ifadelerine yer verdi.

Aslan ayrıca Mustafa Ünal’ın telefonunda ilaçlara ait fotoğraflar bulunduğunu, fotoğrafların kaynağı konusunda ifadelerde farklılıklar olduğunu aktardı.

Sultan Seki ile Mustafa Ünal arasındaki ilişkinin de soruşturma kapsamında ele alındığını belirten Aslan, Seki’nin ilk ifadesinde ilişkiyi kabul etmediğini, mesaj kayıtları gösterildikten sonra ise ilişkiyi kabul ettiğini öne sürdü.

Ramazan Arıkan’ın ailesinin yaşananların ardından büyük bir yıkım yaşadığını söyleyen Aslan, Arıkan’ın ölümünden önce de kardeşi Adem Arıkan’a zehirlendiğini söylediğini iddia etti.

Aslan, "Aile bağları çok sık olduğu için aile çok yıkık ve dökük durumda.

Ramazan aslında olaydan bir süre öncesinde de Adem’e ‘abi beni zehirlediler biliyor musun?’ diyerek aslında Temmuz ve Ağustos’taki olaydan bahsetmiş.

Adem anlam verememiş ama tabii ölüm olayı gerçekleştikten sonra bir önceki eylemlerinde aslında bir zehirleme girişimi oldu ortaya çıkmış" diye konuştu.

Dosyada ilk duruşmanın 5 Kasım’da görülmesi beklenirken Aslan, duruşmada sanıkların ifadelerinin alınmasının ardından dosyanın ilerlemesini beklediklerini belirtti.

Aslan, tutuksuz yargılanan sanıkların da tutuklanmasını talep edeceklerini ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *