DİYARBAKIR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2027 bütçesinde emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağını açıklaması, milyonlarca emeklinin beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Refah payı, seyyanen zam ve tamamlayıcı gelir desteği seçenekleri konuşulurken, emeklilerin ortak talebi geçim koşullarına uygun, kalıcı bir iyileştirme yapılması.
7 YILDIR LOKANTAYA GİREMİYOR
Emekliler, yaptıkları açıklamalarda kira, gıda, yakacak ve eğitim giderleri karşısında aylıklarının yetersiz kaldığını anlattı. Yıllarca çalıştıktan sonra temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını belirten emekliler, açıklanacak düzenlemenin hayat pahalılığına gerçek anlamda çözüm getirmesini bekliyor.
Geçim sıkıntısını anlatan bir emekli, yedi yıldır lokantaya gidemediğini belirterek, “Yedi sene oldu ben lokantanın kapısının içine girmeyeli. Eskiden eşimi, komşumu alıp kelle paça çorba içmeye götürüyordum. Şimdi kelle paça çorbası olmuş 250 lira. Ben içtiğimde 17,5 liraydı” sözleriyle yaşadığı ekonomik değişimi anlattı.
“35-40 BİN LİRA OLMALI”
Emekli İsmet Durmuş, özellikle kira giderlerinin maaşları erittiğine dikkat çekerek en düşük emekli aylığının 35-40 bin lira seviyesine çıkarılması gerektiğini söyledi. Van’da yaşayan hasta yakınının yanına bile maddi imkânsızlıklar nedeniyle gidemediğini belirten Durmuş, “Benim hastam var Van’da, ben Van’a gidemiyorum. Çünkü gitsem iki ay aç kalacağım” dedi.
Emekli Murat Yiğit ise kira ve yakacak masraflarının altından kalkmanın giderek zorlaştığını belirterek 40 bin liranın üzerindeki maaşların bile yeterli olmayabileceğini ifade etti. Yiğit, kışlık kömür giderinin 14-15 bin liraya ulaştığını dile getirerek emeklilerin artan yaşam maliyetleri karşısında zorlandığını vurguladı.
Emekli Cevdet Duman da eğitimden ulaşıma, pazardan kiraya kadar birçok kalemde fiyatların yükseldiğini belirtti. Kızına aldığı bir kitaba 700 lira ödediğini söyleyen Duman, otobüs ücretlerinin 40 liraya, domatesin 50-60 liraya, biber ve ıspanağın ise 100 lira seviyelerine çıktığını anlattı.
Duman, “Nasıl yiyecek bu millet? Nasıl alacak?” diyerek temel ihtiyaçların bile ciddi bir bütçe gerektirdiğini söyledi. Emeklilerin bankalara ve kredi kartlarına borçlandığını belirten Duman, yapılacak artışın sorunları çözebileceğine ilişkin güveninin az olduğunu ifade etti.
EKONOMİSTTEN YÜZDE 10-11 TAHMİNİ
Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, emeklilere yönelik düzenlemenin tamamlayıcı gelir modeli üzerinden şekillenebileceğini belirtti. Yılmaz’a göre, ekim, kasım ve aralık ayı enflasyonlarının beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi halinde emeklilerin ocak ayında alacağı ortalama artış yüzde 10-11 civarında kalabilir.
Mevcut artışların geçim koşulları karşısında yeterli olmayacağını vurgulayan Yılmaz, emeklilerin yalnızca maaşlarına bakılarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Kira durumu, hanenin toplam geliri, bakmakla yükümlü olunan kişiler ve yaşanılan bölgedeki yaşam maliyetlerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Yılmaz, daha fazla ihtiyaç sahibi olanlara daha yüksek destek verilmesini öngören bir modelin önemine işaret etti.
Yılmaz, en düşük emekli aylığının asgari ücretin altında yoğunlaştığını ve mevcut sistemde tıkanma yaşandığını ifade ederek, sosyal desteklerin emeklilerin gerçek ihtiyaçlarına göre farklılaştırılmasını önerdi. Ancak mevcut koşullarda öngörülen artışların yeterli olmayacağı değerlendirmesinde bulundu.
“15 BİN LİRA ZAM YAPILMALI”
Sosyal Politika Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik ise gündemdeki düzenlemenin emeklilerin refahını artıracak kapsamlı bir paket olacağı konusunda iyimser olmadığını belirtti. Çelik, bütçe sınırlarının ciddi bir artışı zorlaştırdığını savunarak, planlanan iyileştirmenin tüm emeklileri kapsayan köklü bir değişim getirmeyebileceğini söyledi.
Ocak ayında enflasyon zammına ek olarak birkaç puanlık refah payı verilmesi ihtimalini değerlendiren Çelik, en iyimser senaryoda toplam artışın yüzde 16-17 civarında olabileceğini tahmin etti. Enflasyon oranının yüzde 12 olması varsayımına dayanan bu tahminin kesinleşmiş bir zam oranı olmadığını vurgulayan Çelik, iyileştirme olarak değerlendirilen tutarın bin 200 lira ile 3 bin lira arasında değişebileceğini ifade etti.
Çelik, bütün emeklileri kapsayan anlamlı bir iyileştirme için daha kapsamlı bir adım atılması gerektiğini belirterek, “Müjdeden söz edilecekse bütün emekli aylıklarına ocak ayından itibaren 15 bin lira zam yapıyoruz demeliler. Ya da emekli aylıkları arasındaki dengesizliği gideriyoruz demeliler” dedi.
DESTEK KİME VERİLECEK?
Gündemdeki seçenekler arasında normal yıllık zamma ek olarak refah payı veya seyyanen zam uygulanması bulunuyor. Emeklinin ev sahibi olup olmadığı, ek gelirinin bulunup bulunmadığı, çalışmaya devam edip etmediği ve haneye giren toplam gelir gibi kriterlerin değerlendirilmesi de seçenekler arasında gösteriliyor.
Sosyal Güvenlik Müşaviri Ali Tezel, yapılacak ilave ödemenin bütün emeklileri kapsamayabileceğini, özellikle taban aylık alanlara yönelik bir düzenlemenin gündeme gelebileceğini değerlendirdi. Tezel, belirli yaş gruplarındaki ve ek geliri bulunmayan emeklilere ilave ödeme yapılması ihtimaline dikkat çekti.
Ancak düzenlemenin kapsamı, ödeme miktarı ve hangi emeklilerin yararlanacağı konusunda kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
GÖZLER YENİ DÜZENLEMEDE
Emekliler, artan hayat pahalılığı karşısında maaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılayacak seviyeye çıkarılmasını bekliyor. Uzmanların değerlendirmeleri ise yalnızca enflasyon oranında yapılacak artışın yeterli olmayabileceğine, sosyal desteklerin ihtiyaç durumuna göre şekillendirilmesinin gündeme gelebileceğine işaret ediyor.
Milyonlarca emekli için asıl soru, açıklanacak düzenlemenin geçici bir rahatlama mı sağlayacağı, yoksa kira, gıda, ısınma ve sağlık giderleri karşısında kalıcı bir iyileşme mi getireceği.



