28 Ekim 2026, Çarşamba
Canlı Piyasa Güncelleme
Ekonomi

Herkesin aklındaki soru! Uzun ve yüksek prim ödeyen ne olacak?

Emekli maaşlarına refah payı, seyyanen zam ve 65 yaş üstüne daha fazla ödeme seçenekleri gündeme gelirken, yüksek prim ödeyen emeklilerin alacağı artış da...

Herkesin aklındaki soru! Uzun ve yüksek prim ödeyen ne olacak?

Emekli maaşlarında yeni bir iyileştirme hazırlığına ilişkin haberler, bu kez yalnızca zam oranını değil, artışın kimlere ve hangi ölçütlerle yapılacağını da tartışmaya açtı. Refah payı mı verilecek, seyyanen zam mı yapılacak, en düşük emekli aylığına ek destek mi sağlanacak? Son açıklamalara yaş, çalışma durumu ve hane geliri gibi ölçütler de eklendi. Ancak bu seçeneklerin hiçbiri henüz kesinleşmiş bir düzenleme değil. Tartışmanın bir tarafında geçim sıkıntısı yaşayan, özellikle ileri yaştaki ve çalışarak ek gelir elde etme imkanı sınırlı emekliler bulunuyor. Diğer tarafında ise uzun yıllar çalışmış, daha fazla prim günü biriktirmiş veya daha yüksek kazanç üzerinden prim ödemiş olmasına rağmen maaşı taban aylığa yaklaşan emekliler var. Bu iki grubun ihtiyaçları farklı olsa da yapılacak düzenlemenin bir grubu desteklerken diğerinde yeni bir adaletsizlik duygusu yaratmaması isteniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ekim’deki Kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 2027 bütçesinde emeklilerin durumunu iyileştirecek mali imkanlar oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, gerekli yasal düzenlemenin TBMM’nin de takdiriyle yıl sonuna kadar hayata geçirilmesini umduklarını belirtti. TRT Haber’in AK Parti kaynaklarına dayandırdığı 27 Ekim tarihli haberinde, normal artışa ek olarak refah payı verilmesi, en düşük emekli aylığı için tamamlayıcı düzenleme yapılması ve çalışan emeklilerle çalışamayan emeklilerin ihtiyaçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi seçenekleri yer aldı. Önce emekliler için ortak bir alt sınır belirlenmesi, ardından en düşük aylığı alanlara ek ödeme yapılması da konuşulan formüller arasında.

BBC Türkçe’nin Ankara’dan aktardığı haberde de AK Parti kaynaklarının yaş, çalışma durumu, konut sahipliği ve hane geliri gibi ölçütleri değerlendirdiği aktarıldı. Haberde, 65 yaş ve üzerindeki emeklilere daha fazla destek verilmesi seçeneğinin öne çıktığı belirtildi. BBC Türkçe’nin aktardığı verilere göre, en düşük emekli aylığını alan 5 milyon 17 bin kişinin yaklaşık yarısının 65 yaş ve üzerinde olduğu ifade ediliyor. Ancak bunlar, iktidar çevrelerinden aktarılan alternatifler; açıklanmış bir zam planı veya kesinleşmiş haklar değil.

Tartışmanın en belirgin başlıklarından biri, en düşük emekli aylığına yapılan artışların zamanla diğer emeklilerle aradaki farkı daraltması. En düşük aylığa yapılan ilave artışlar, geçim sıkıntısı yaşayan emeklileri korumayı amaçlarken, daha uzun süre çalışıp daha fazla prim ödeyenlerin maaşlarıyla taban aylık arasındaki mesafenin azalmasına da yol açabiliyor. Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik bu sorunu temmuz ayında gündeme getirdi. Çelik, 10 yıl prim ödeyerek emekli olanlarla 25-30 yıl prim ödeyenler arasındaki maaş farkının büyük ölçüde ortadan kalktığını kaydetti.

Buradaki itiraz, düşük maaş alan emekliye destek verilmesine karşı çıkmaktan çok, bu desteğin daha fazla prim ödeyenlerin kazanılmış farkını ortadan kaldırmaması gerektiği düşüncesine dayanıyor. Uzun süre çalışmış bir emekli, daha az prim ödeyen bir kişiyle aynı taban aylıkta buluştuğunda, çalışma süresi ve prim tutarının emekli maaşına ne ölçüde yansıdığı sorusu yeniden gündeme geliyor. Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş da emeklilik sisteminde prim gün sayısı ile aylık arasındaki ilişkinin yeniden ele alınması gerektiğini savunan isimlerden. Karakaş, yaptığı değerlendirmede, taban aylık uygulamasının 3 bin 600 gün primle emekli olanla 9 bin gün prim ödeyen arasındaki farkı belirginleştirecek biçimde düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Gündemdeki seçenekler, emekliler arasındaki farkın nasıl korunacağı konusunda farklı sonuçlar doğurabilir. Herkese aynı tutarda seyyanen zam yapılması, düşük aylık alanlara oran bakımından daha yüksek artış sağlayabilir. Kök aylıklara aynı oranda zam yapılması ise mevcut maaş farklarını nominal olarak koruyabilir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da emeklilere yönelik düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinde, enflasyonla gelecek artışın üzerinde bir imkan sağlamayı esas alarak bütçe hazırladıklarını ve alternatifler üzerinde teknik çalışmaların sürdüğünü söyledi.