Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Sözcü TV’de katıldığı programda emekli aylıklarına yönelik olası zam düzenlemesini ve iktidarın ekonomi politikalarına ilişkin beklentilerini anlattı. Erdursun, 2026’nın ikinci yarısına ilişkin enflasyon farkının ardından emeklilere refah payı verilmesinin gündemde olduğunu belirtti.
Erdursun’un değerlendirmesine göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yaklaşık yüzde 9,5, memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 7,5 civarında enflasyon farkı alması bekleniyor. Bu oranlara ek olarak refah payı verilmesi halinde emekli aylıklarında daha yüksek artışlar gündeme gelebilecek.
HERKES AYNI PAYI ALMAYABİLİR
Ancak Erdursun, refah payının bütün emeklilere aynı şekilde uygulanmayabileceğine dikkat çekti. İktidarın en düşük emekli aylığı alanlara daha yüksek oranlı artış yapabileceğini, diğer emeklilerin ise yalnızca enflasyon farkıyla yetinmek zorunda kalabileceğini ifade etti.
REFAH PAYINDA 2 BİN 500 TL HESABI
Özgür Erdursun, bütçe rakamlarını değerlendirdiğinde en düşük emekli aylığı alanlara en fazla 2 bin 500 TL civarında ilave artış yapılabileceğini düşündüğünü söyledi.
Erdursun, henüz kesinleşmiş bir düzenleme bulunmadığını vurgulayarak, refah payının kapsamı ve oranı konusunda farklı ihtimallerin bulunduğunu belirtti. En düşük aylığa ek artış yapılırken diğer emeklilerin kapsam dışında bırakılması halinde aylıklar arasındaki dengesizliğin daha da büyüyebileceği uyarısında bulundu.
Uzman, yalnızca en düşük emekli aylığını artırmanın kalıcı bir çözüm olmayacağını, emekli maaşı hesaplama sisteminin de ele alınması gerektiğini kaydetti.
EN ALT AYLIĞI ALANLARIN SAYISI ARTABİLİR
Türkiye’de emekli aylıkları arasındaki farkın giderek azaldığına dikkat çeken Erdursun, prim ödeme gün sayısı ve çalışma dönemindeki kazançların maaşlara yansımasında sorunlar bulunduğunu ifade etti.
Erdursun’un aktardığı verilere göre, 2019 yılında 900 bin kişiyle başlayan en düşük emekli aylığı uygulamasından bugün yaklaşık 4,5 milyon kişi yararlanıyor. Bu rakamın, 23 bin 552 TL’ye kadar aylık alanların toplamını ifade ettiğini belirten Erdursun, dul ve yetim aylığı alanların payları oranında daha düşük tutarlar alabildiğini de hatırlattı.
En düşük emekli aylığına artış yapılıp diğer aylıklara yalnızca enflasyon farkı verilmesi durumunda, daha fazla kişinin en alt aylık seviyesine yaklaşabileceğini belirten Erdursun, seyyanen zam veya intibak düzenlemesinin daha adil bir çözüm olabileceğini dile getirdi.
SEÇİM EKONOMİSİ İÇİN 2027’Yİ İŞARET ETTİ
Erdursun, emekli aylıkları ve asgari ücretteki olası artışların seçim takvimiyle bağlantılı olabileceğini savundu. 2026 yılında önemli bir iyileştirme beklemediğini belirten uzman, seçim ekonomisine yönelik adımların 2027’den itibaren atılabileceğini söyledi.
Erdursun, asgari ücret, emekli ve memur aylıklarında artışların yanı sıra esnafa daha düşük faizli krediler verilmesi ve faizlerde kısmi düşüş gibi adımların da gündeme gelebileceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı’nın iyileştirmelerin 2027 Ocak ayından itibaren yapılabileceğine yönelik açıklamasını değerlendiren Erdursun, bu durumun seçimlerin 2027 yılının sonuna doğru yapılabileceği ihtimalini güçlendirdiğini öne sürdü. Uzman, yılın başında bir iyileştirme, yıl ortasında ise yeni bir artış yapılabileceğini düşündüğünü belirtti.
“SEÇİM STARTI VERİLMİŞ OLABİLİR”
Erdursun, geçmiş seçim dönemlerinde asgari ücret ve emekli aylıklarında ekonomik göstergelerden bağımsız, daha yüksek oranlı artışlar yapıldığını savundu. Seçimlerin ardından bütçe dengelerinin yeniden ön plana çıktığını belirten uzman, emeklilere yönelik iyileştirme açıklamalarını da bu çerçevede değerlendirdi.
Erdursun, emeklilere yönelik yeni düzenlemelerin seçim hazırlığının işareti olabileceğini ifade ederek, 2027 yılının sonuna doğru seçim yapılması ihtimalini yüksek gördüğünü söyledi.
ASGARİ ÜZRET BEKLENTİSİ
Asgari ücret için de tahminini paylaşan Erdursun, 35 bin TL civarında bir rakam beklediğini belirtti. Yüzde 25’in üzerinde bir artış yapılması halinde bunun seçim odaklı bir artış olarak değerlendirilebileceğini kaydetti.



