28 Ekim 2026, Çarşamba
Canlı Piyasa Güncelleme
Ekonomi

İş dünyası 2027’de küçülmeye hazırlanıyor!

Üç yılı aşkın süredir devam eden ekonomik kriz, toplumun tüm kesimlerin üzerinden adeta silindir gibi geçti, geçmeye de devam ediyor.

İş dünyası 2027’de küçülmeye hazırlanıyor!

Son 4 yılda 450 bini aşan istihdam kaybı, yüzde 29,7 enflasyon, artan dış ticaret açığı, daralan piyasalar…
Bu krizin en temel göstergelerinden biri ekonominin temel taşlarından Küçük ve Orta Boy İşletmeler’in (KOBİ) batık kredilerinde kendini iyiden iyiye hissettiriyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı yüzde 4,2’ye yükseldi.
Sektörün yüzde 3,1 düzeyindeki 10 yıllık ortalamasını aşmış durumda.
Genel ticari kredilerde takipteki alacak oranı ise yüzde 2,5 seviyesinde.
Böylece iki kredi grubu arasındaki fark 1,7 puana çıktı.
Bunun yanında takipten önceki aşama olan izlemeye alınan kredilerin oranı yüzde 8’leri bulduğu belirtiliyor.
Türkiye’de bu yılın ilk 9 ayında mahkemeler tarafından verilen toplam konkordato ve iflas kararı sayısı 4.427‘ye ulaştığı ifade ediliyor.
Yani piyasa adeta kilitlenmiş durumda.
Bunu biz değil iş dünyasının temsilcileri söylüyor.
ESTV yayınına konuk olan Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD) Başkanı Batuhan Eldem,  şirketlerin zararına ya da düşük karla faaliyetlerini ancak belirli bir süre devam ettirebileceğini dile getirerek, mevcut ekonomik baskıların işletmelerin dayanma gücünü zorladığını kaydetti.
Kısa vadeli nakit akışının yoğun olduğu restoran ve kafe gibi işletmelerde dahi durgunluk belirtilerinin ortaya çıktığını belirten Eldem, üyelerden aldıkları geri bildirimlere göre, hane halkı gelirindeki erimenin tüketimi olumsuz etkilediğini söyledi.
Eldem, bu durumun zamanla diğer sektörlere de yansıdığına dikkati çekerken, sıkı para politikası sonuçlarının bir an önce alınmaması durumunda işletmelerin küçülmeye yönelmesinin kaçınılmaz hale gelebileceğini ifade etti.
ESGİAD Başkanı Batuhan Eldem, karlılığın azalması ve satış hacimlerinin düşmesi nedeniyle 2027 yılında perakende ve sanayi sektörlerinde işten çıkarmaların, şube kapatmaların ve yatırımlarda daralmanın yaşanabileceği uyarısında bulunmayı da ihmal etmedi.
Anlayacağınız…
2027 yılı küçülme yılı olacak.
Ayakta kalan kendini başarılı sayacak.
Gelecek yıl, 2026’yı aratacak gibi görünüyor…
 

Tepebaşı’ndan Küba’ya uzanan dostluk sanatla ölümsüzleşti!
 

Eskişehir’in en deneyimli Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın girişimleriyle 2003 yılında Tepebaşı’ndan Küba’nın başkenti Havana’ya armağan edilen Atatürk ve Nazım Hikmet büstleri, 23 yıl sonra uluslararası bir ödülle taçlandı.
Havana’daki Atatürk heykeliyle IX. Uluslararası Özkan Mert Görsel Sanatlar Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Aydın Aşkan’ın İstanbul Beyoğlu’ndaki tarihi Mısır Apartmanı’nda düzenlenen ödül töreninde konuşan Başkan Ataç’ın şu sözleri kıymetli:
“Aydın Aşkan’ın Küba’daki eseri, Havana’da bulunan Atatürk Anıtı, Atatürk’ün barışçı düşüncesini Küba’da yaşatan ve Türkiye ile Küba arasındaki kültürel yakınlığı görünür kılan değerli bir çalışmadır.
Aydın Aşkan’ın eserinin Küba’da, Atatürk’ün barış düşüncesini taşıyan kalıcı bir anıt olarak yer alması, sanatın ülkeler ve halklar arasında kurduğu bağın güçlü bir örneğidir.
Bu nedenle bugün verilen ödülü, sanatçının emeğinin yanı sıra kültürler arasında kurduğu bu köprünün de takdiri olarak görüyorum.”
Atatürk büstünün kaidesinde “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözleri, Nazım Hikmet büstünde de şairin Fidel Castro için kaleme aldığı dizelere Türkçe ve İspanyolca olarak yer verilmişti.
Tepebaşı’ndan Havana’ya uzanan bu kültürel bağ, sanatın sınırları aşan gücünü ve Atatürk’ün barış düşüncesinin uluslararası alandaki temsilini bir kez daha gündeme taşıdı.
Başkan Ataç’ın gönülden değer verdiği sanatın evrensel gücü bu olsa gerek…