27 Ekim 2026, Salı
Canlı Piyasa Güncelleme
Eğitim

SINAVDA MERKEZÎ DÖNEM!

Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim-öğretim yılında uygulamaya koyacağı Ortak Yazılı Sınav Sistemi tartışma yarattı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, öğretmenlerin yetkilerinin sınırlandırılmasından yapay zekâ destekli puanlamaya, eğitimde fırsat eşitsizliğinden ana dili farklı öğrencilerin yaşayabileceği sorunlara kadar 10 kritik soruyu Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yön

SINAVDA MERKEZÎ DÖNEM!

Millî Eğitim Bakanlığı’nın ortaokul ve liselerde 16 farklı branşı kapsayacak şekilde hayata geçirmeyi planladığı Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), Meclis gündemine taşındı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, sistemin pedagojik, hukuki ve toplumsal etkilerinin açıklığa kavuşturulması talebiyle Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Konukçu’nun önergesinde, sınav sisteminin hazırlanma sürecinde öğretmenlerin, eğitim sendikalarının, alan uzmanlarının, öğrencilerin ve velilerin görüşlerinin alınıp alınmadığı sorgulandı. Sistemin eğitimde fırsat eşitliğini nasıl etkileyeceği, öğretmenlerin mesleki özerkliğini ne ölçüde sınırlandıracağı ve farklı koşullarda eğitim gören öğrenciler açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı da gündeme getirildi.

SORULAR MERKEZDEN, TARTIŞMA MECLİS’TEN

Önergede yer alan iddialara göre, sınav sorularının merkezî bir soru havuzundan belirlenmesi ve öğretmenlerin sorulara sınavdan yalnızca dört gün önce erişebilmesi, öğretmenlerin öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre değerlendirme yapma imkânını kısıtlayabilir.

Konukçu, öğretmenlerin sınav hazırlama, soru seçme ve değerlendirme süreçlerindeki yetkilerinin sınırlandırılmasının hangi pedagojik gerekçelere dayandığının açıklanmasını istedi. Uygulamanın Millî Eğitim Bakanlığı’nın ölçme ve değerlendirmeye ilişkin mevcut mevzuatıyla uyumunun da ortaya konulmasını talep etti.

YAPAY ZEKÂLI PUANLAMA MERCEK ALTINDA

Sisteme ilişkin en dikkat çekici başlıklardan biri de yapay zekâ ve otomatik puanlama teknolojilerinin olası kullanımı oldu.

Konukçu, sınav sorularının hazırlanması, öğrenci yanıtlarının puanlanması ve sonuçların değerlendirilmesi aşamalarında yapay zekâdan yararlanılmasının planlanıp planlanmadığını sordu. Böyle bir uygulamanın gündemde olması hâlinde kullanılacak ölçütlerin, denetim mekanizmalarının ve olası hatalara karşı geliştirilecek itiraz yollarının açıklanmasını istedi.

Hatalı, müfredatla uyumsuz veya öğrencilerin seviyesine uygun olmayan soruların nasıl düzeltileceği ve bu süreçte sorumluluğun hangi birimlere ait olacağı da önergedeki sorular arasında yer aldı.

AYNI SINAV, FARKLI İMKÂNLAR!

Eğitimdeki bölgesel ve sosyoekonomik farklılıklar da önergenin öne çıkan konuları arasında bulundu. Donanımlı okullarda eğitim gören öğrencilerle deprem bölgelerinde fiziki imkân yetersizlikleri yaşayan, yoksul bölgelerde okuyan veya eğitim kaynaklarına erişmekte güçlük çeken öğrencilerin aynı değerlendirme modeline tabi tutulmasının sonuçları sorgulandı.

Konukçu, okullar arasındaki teknolojik, fiziki ve pedagojik imkân farklılıklarının sınav sonuçlarına etkisini ortaya koyan bir etki analizi yapılıp yapılmadığının açıklanmasını talep etti. Eğitimdeki eşitsizliklerin giderilmesi için hangi somut adımların atılacağının da yanıtlanmasını istedi.

ANA DİLİ FARKLI ÖĞRENCİLER NE OLACAK?

Önergede, ana dili Türkçe olmayan öğrencilerin karşılaşabileceği güçlükler de gündeme getirildi. Ortak bir sınav modelinin farklı dilsel ve öğrenme koşullarındaki öğrenciler üzerindeki etkisinin nasıl değerlendirileceği soruldu.

Konukçu ayrıca, Bakanlık yetkililerine atfedilen “O bizim çözebileceğimiz bir şey değil” ifadesinin hangi sorunlara ilişkin kullanıldığının açıklanmasını istedi. Deprem bölgesindeki eğitim koşulları, okullar arasındaki sosyoekonomik uçurumlar ve öğretmenlerin iş yükü gibi başlıkların Bakanlığın sorumluluğu dışında görülüp görülmediğini sorguladı.

KONUKÇU’DAN İPTAL VE YENİ MODEL SORUSU

DEM Partili Konukçu, önergesinde yalnızca mevcut sistemin ayrıntılarını değil, uygulamanın geleceğini de gündeme taşıdı. OYSS’nin iptal edilmesine yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığını soran Konukçu, öğretmenlerin mesleki özerkliğini, öğrencilerin farklı öğrenme koşullarını, ana dili hakkını ve yerel katılımı esas alan alternatif bir modelin planlanıp planlanmadığının açıklanmasını istedi.

Şimdi gözler Millî Eğitim Bakanlığı’nda. Bakan Yusuf Tekin’in önergeye vereceği yanıtların, sistemin hazırlık süreci, uygulama esasları ve eğitimde fırsat eşitliğine ilişkin tartışmalara açıklık getirmesi bekleniyor.