ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ekim’de gazetecilerin Cumhuriyetçilerin Kongrede çoğunluğu kaybetmesi durumunda sonuçlara saygı gösterip göstermeyeceği sorusuna, seçimlerin dürüst yapılması koşuluyla kabul edeceği yanıtını verdi. Dürüst seçim yapılmazsa “tanımayacağını” açıklayan Trump, Demokratların kazandığı eyaletlerde seçim güvenliğini yeniden sorgularken Adalet Bakanlığı da bazı eyalet yönetimleri üzerinde seçmen kayıtları nedeniyle baskıyı artırdı. Washington eyaletinin seçimlerden sorumlu yetkilisi Steve Hobbs, Adalet Bakanlığının seçimlere bir hafta kala gönderdiği yazının sonuçlara yönelik temelsiz şüphe oluşturmayı amaçladığını savundu. Trump’ın açıklaması, 2020 seçimlerinden sonra yaşanan büyük anayasal krizi de yeniden gündeme getirdi.
3 Kasım 2020 başkanlık seçimlerinde Joe Biden 306, Trump ise 232 delege oyu aldı. Biden halk oylamasında da yaklaşık 7 milyon oy farkla kazandı. Trump buna rağmen seçimlere geniş çaplı hile karıştırıldığını ileri sürerek yenilgiyi kabul etmedi. Kampanya ekibinin açtığı çok sayıda dava reddedildi veya sonuçsuz kaldı. Trump’ın kendi Adalet Bakanı William Barr da seçim sonucunu değiştirecek ölçekte yaygın sahtekarlık kanıtı bulunmadığını açıkladı. Cumhuriyetçi ve Demokrat seçim yetkililerinin incelemeleri de Trump’ın iddialarını doğrulamadı. Temsilciler Meclisi’nin 6 Ocak saldırısını araştıran komitesi, Trump’ın kendi danışmanlarının uyarılarına rağmen asılsız hile iddialarını yaymayı sürdürdüğü sonucuna vardı.
Trump’ın seçim sonucunu değiştirmeye yönelik girişimlerinin en somut örneği 2 Ocak 2021’de Georgia Eyalet Sekreteri Brad Raffensperger ile yaptığı telefon görüşmesi oldu. Ses kaydına göre Trump, Cumhuriyetçi yetkiliden kendisine 11 bin 780 oy bulmasını istedi. Bu sayı, Georgia’daki yenilgisini tersine çevirmesi için gereken miktardı. Raffensperger talebi reddetti ve seçimdeki usulsüzlük iddialarını çürüttü. Arizona’da da Cumhuriyetçi eyalet yetkililerine seçim sonuçlarının değiştirilmesi veya onaylanmasının engellenmesi yönünde baskı uygulandı. Kongrenin soruşturması, Trump ve çevresinin Michigan ile Pennsylvania dahil bazı eyaletlerde Biden’ın kazandığı seçimi Trump lehine gösterecek alternatif delege listeleri oluşturma girişimlerini de belgeledi. Trump ise bu faaliyetlerini seçimlerdeki usulsüzlükleri araştırma çabası olarak savundu.
6 Ocak 2021’de Trump’ın Washington’daki mitinginin ardından destekçilerinden oluşan kalabalık, Kongre binasını bastı. Saldırganlar polis barikatlarını aşarak Kongre üyelerinin bulunduğu bölümlere girdi ve Biden’ın zaferinin resmen onaylanmasını saatlerce geciktirdi. Trump aynı gün Başkan Yardımcısı Mike Pence’e seçim sonucunun onaylanmasını engellemesi için baskı yapmıştı. Olaylara ilişkin Kongre soruşturması, Trump’ın asılsız seçim iddialarının saldırıya zemin hazırladığını belirledi. Trump ise sorumluluğunu reddetti. Reuters’ın Ekim 2026’da 50’den fazla seçim yetkilisi ve hukuk uzmanıyla yaptığı araştırma, federal hükümetin seçim sandıkları, oy sayımı ve sonuçların onaylanması üzerindeki olası müdahalelerine ilişkin kaygıları da ortaya koydu.



