Altın piyasasındaki hareketlilik yatırımcıların gündeminde ilk sırada yer almaya devam ederken, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş’in açıklamaları dikkat çekti. 28 Ekim 2026 itibarıyla gram altın 6 bin 482 TL, ons altın ise 4 bin 48 dolar seviyesinde işlem görürken, Brent petrolün varil fiyatı 111 doların üzerine çıkarak piyasalardaki hareketliliği artırdı.
Canlı yayında değerlendirmelerde bulunan Memiş, hem kuyumculuk sektörünün geleceğine hem de küresel altın hareketlerine ilişkin öngörülerini paylaştı. Özellikle merkez bankalarının altın rezervleri üzerinden yürütüldüğünü öne sürdüğü strateji için kullandığı “gizli plan” ifadesi öne çıktı.
Kuyumcular için 2030 uyarısı: Kapanmalar artabilir
Kapalıçarşı’da bazı kuyumcuların kepenk kapattığı ve mağazaların farklı sektörlere yöneldiği iddialarını değerlendiren Memiş, yüksek kiraların, işçilik maliyetlerinin ve sektördeki kâr marjlarının kuyumcuları zorladığını söyledi. Özellikle yüksek kiralı mağazaların önümüzdeki yıllarda faaliyetlerini sürdürmekte zorlanabileceğini belirten Memiş şunları ifade etti:
“Doğru. Geçen yıl köşe yazılarımda da sık sık yazıyordum. Özellikle 2030 yılına kadar Türkiye genelinde birçok kuyumcunun artık perakende mağaza konusunda kapatacağını sık sık ifade etmiştim. Özellikle ilk darbeyi ithalat yasağından dolayı o makas aralıkları vardı, fiziki altına 12.500 dolara kadar işçilikler vardı. Bu yıl kapandı bu işçilikler ama sonuç itibarıyla bu işçilikler ciddi bir anlamda zarar ettirdi. Kapalı çarşı piyasasında dükkanların kirası altın olarak yıllık peşin alınıyor. Yani burada caddelerde mesela 1 kilo altın, daha güzel yerlerde 2 kilogram altın gibi altın üzerinden kiralıyorlar. O da her yıl bu yıl hariç her yıl düzenli olarak altın tarafında %50 ve üzerinde bir getiri olduğu için yükseliş olduğu için haliyle dükkan kiraları da artık önü alınamaz oldu. İşçilikli altınlar tarafında yine makas aralığından dolayı ciddi bir anlamda azalma var. Ben yüksek kiralı kuyumcuların tekrar kapatma arifesinde olacağını tahmin ediyorum ve 2030 yılına kadar kuyumcu perakende mağazaların sayılarında ciddi bir azalış olacağını düşünüyorum.”
“Altın artık takı değil, yatırım aracı oldu”
Yatırımcıların altın alma alışkanlıklarının değiştiğini söyleyen Memiş, işçilikli ürünlere olan talebin ve kuyumcuların kazanç modelinin bu değişimden etkilendiğini savundu. Çeyrek altın, Cumhuriyet altını ve gram altın gibi ürünlerde alım satım farkının düşük olmasının, kuyumcuların giderlerini karşılamasını zorlaştırabildiğini belirten Memiş, şöyle konuştu:
“Artık yatırımcı alışkanlığı da değişti. Önceden işçilikli altınlarda çok yoğun satış vardı ama altın Türkiye’de artık takı ve süs eşyası olmaktan çıktı. Bir yatırım aracına döndü. Burada gram altınlarda, cumhuriyet altınları, çeyreklerde alım satım makas aralığı çok az olduğu için bu da dükkan kiralarını çıkarmıyor. Dolayısıyla kuyumculuk sektöründe perakende kuyumcu sayılarında 2030 yılına kadar ciddi bir düşüş olacağını geçen yıldan itibaren ifade ediyordum ve aynı düşüncem geçerli.”
“Gizli planı ben size açıklayayım”
Memiş’in açıklamalarının en dikkat çekici bölümü, altın fiyatlarındaki baskı ve petroldeki yükselişe ilişkin değerlendirmeleri oldu. Küresel piyasalarda merkez bankalarının altın rezervlerini azaltmaya zorlandığını öne süren Memiş, bunu bir strateji olarak yorumladı ve özellikle Çin’in ve diğer merkez bankalarının altın alımlarına dikkat çekti. Memiş’in bu konudaki sözleri şöyle:
“Yine petrolün yüksek olduğu bir güne başladık. 110 dolar seviyesinin üzerindeyiz. Petrol karşısındaki bütün varlıklar yine satıcılı. Burada gizli planı ben size açıklayayım. Gizli plan şu; merkez bankalarını, Körfez ülkelerini ve ETF’lerde işlem yapan yatırımcıları yine altın satmak zorunda bırakıyorlar. Yani merkez bankalarının rezervlerini azaltmak zorunda bırakıyorlar. Merkez bankalarının rezervleri ne kadar çok azalırsa rekabet gücü bir o kadar azalmış olacak. Ve önemli olan soru şu, altın fiyatları bu kadar gerilenirken, baskılarken, burada gizli bir plan uygulanırken kim alıyor? Tabii ki başta Çin ve diğer merkez bankaları ciddi bir anlamda altın stoklarını artırıyor. O yüzden petrolün yükseldiği, altın fiyatlarının, gümüş fiyatlarının gerilediği bir gün yine karşımızda oluyor. Bu akşam Amerika Merkez Bankası Fed’in faiz kararını takip edeceğiz. Yarın resmi tatil dolayısıyla piyasalar kapalı. Avrupa Merkez Bankası’nın yarın faiz kararını ve Lagarde’ın açıklamalarını takip edeceğiz.”

Kayseri’den 151 ülkeye ihracat! Sanayicinin yüzünü güldüren rakamlar açıklandı
İçeriği Görüntüle
Piyasaların gözü merkez bankalarında
Memiş, değerlendirmesinde ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) açıklamalarına da dikkat çekti. Faiz kararlarının ve merkez bankalarının mesajlarının başta altın olmak üzere finansal varlıkların seyrinde etkili olabileceğini söyledi.
Uzmanın açıklamaları, bir yandan kuyumculuk sektörünün geleceğine dair öngörüleriyle, diğer yandan küresel altın piyasasına yönelik yorumlarıyla gündeme geldi. Ancak merkez bankalarının altın rezervlerini azaltmaya yönelik koordineli bir “gizli plan” yürüttüğü iddiası, Memiş’in kişisel değerlendirmesi olarak ele alınmalı, doğrulanmış bir olgu olarak kabul edilmemeli.
Altın fiyatlarının önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izleyeceği ise küresel ekonomik gelişmelere, faiz kararlarına, petrol fiyatlarına ve merkez bankalarının rezerv politikalarına bağlı olacak.



