26 Ekim 2026, Pazartesi
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

TYB Konya’da Günümüzün Dili Klasik Türk Şiiri konuşuldu

TYB Konya Şubesinde kültürel etkinlikler devam ediyor. Karatay Belediyesi katkılarıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Murat Ak’ın düzenleyiciliğini üstlendiği etkinlikte Günümüzün Dili Klasik Türk Şiiri konulu konferans gerçekleştirildi.

TYB Konya’da Günümüzün Dili Klasik Türk Şiiri konuşuldu

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi’nin Kültürel Etkinlikler serisi kapsamında, D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde “Günümüzün Dili Klasik Türk Şiiri” başlıklı konferansı düzenlendi. Konferans  Karatay Belediyesi katkılarıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Murat Ak’ın düzenleyiciliğini üstlendiği etkinlikte, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslam Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Olcay Kocatürk konuşmacı olarak katıldı. 

Kocatürk, klasik Türk şiirinin günümüzle olan bağı ve dilin değişimi üzerine önemli değerlendirmeler yaptı. Dilin zamanla olan ilişkisini ve insanın kendi çağına bakışını değerlendiren Dr. Olcay Kocatürk, “Klasik şiirimiz hala yaşayan canlı haliyle bütün zamanların dili olmak bakımından bu zamanın da dilidir. Eğer bu içinde bulunduğumuz zaman herhangi bir zamanın dili olamadıysa hiçbir zamanın dili olamamıştır. Bütün zamanların dili olan şiir kendi zaman karakterini kazanamamış olan bugünkü şiirin ve dilin üstündedir, önündedir. Bugüne daha fazla aittir”şeklinde konuştu. Dr. Olcay Kocatürk, şiir dilinin muhakemeyi tatmin etmekten ziyade onu dönüştüren bir yapısı olduğunu ifade ederek, “Şiir muhakemeyi tatmin değil altüst eder. Şiiri duyduğumuzda hemen anlaşılabilecek bir şeyle muhatap olmadığımızı hissederiz. Bir tersine bir şey var burada. Sanki ön kabullerimizi hemen dağıtmaya yönelik bir girişim, bir hamle oldu sanki. Şiir, kelimeleri ait olduğu yerden çok daha geniş bir alana taşımak demektir. Klasik şiirimiz adeta bununla kurulan bir dünya gibi. Sistematiği böyle işliyor”ifadelerini kullandı. 

AK Parti Selçuklu'dan anlamlı kampanya

ŞİİRİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ

Modern insanın içinde bulunduğu manevi boşluğun ve bu durumun farkında olmamasının yarattığı tehlikelere dikkat çekerek, toplumsal bir uyanış için şiirin bir dil ve çözüm aracı olarak kullanılabileceğini belirten Kocatürk,  “Belki en büyük mahrumiyet, insanın içinde bulunduğu mahrumiyetin farkında olmama hâlidir. Yani ne kadar büyük bir mahrumiyet içinde olduğunu bilmekten mahrum olduğu yerdir insanın galiba. Çünkü orada ilaçlar da kâr etmeyecek; ortada bir hasta ve dolayısıyla bir mahrumiyet yok. Şimdi böyle bir durumdaki insana, insanlığa ne yapılabilir? Bugün insanlığa veya aynada kendimize ‘Sen hastasın, farkında değilsin; dışarıdan görünüş yerli yerinde duruyor ama içerisi kaynıyor, büyük sıkıntılar dönüyor’ diye haykırmak istiyoruz. Çünkü nereye bu gidiş, sorusunun muhatabı olabilecek bir görünüm arz ediyoruz topluca.”dedi. Toplumun bu duruma vereceği olası tepkileri ve tedavinin önündeki en büyük engelin yine bu inkâr hâli olduğunu belirten Kocatürk, klasik şiirin bu noktada sarsıcı bir işlev üstlendiğini kaydetti.